Öykü

Bekçi

Artık bundan sıkılmaya başlamıştım. İçeriden gelen kahkahalara bakılırsa beni buraya diktiklerini unutmuş bile olabilirlerdi. Gerekçelerinin saçmalığından bahsetmek bile istemiyorum. Ormanın içindeki bu terkedilmiş barakaya birilerinin gelip, hem de bizi rahatsız edebilecekleri, herhalde kıskançlığımdan ve aralarına yeni katıldığımdan garip gelmiyordu bana.

Az sonra şafak sökecek ve ben de verilen görevi sorunsuz bitirmiş olacaktım. O yüzden böyle şeyler düşünmeden, bunu başarmam gereken bir kabul edilme sınavı olarak görmeliydim belki.

Ama ağaçların arasından gelen karaltılar vardı. Ormanın özellikle şafak saatlerinde tekin olmadığını anlatan hikayeler duymuş ve inanmamıştım ama bu karaltılar gerçekten de bildiğim hiç bir hayvana benzemiyordu. Onlar bana zarar vermeden ben onları gafil avlamalıydım. Barakanın önündeki ağaç kovuğuna girip saklandım.

“Amma salak adamlarsınız!” dedi muhtar ve sesini yükseleterek ekledi, “Bütün gece yürüdük sizin yüzünüzden. Ormana girdiklerini kim söyledi?”

“Salman’ın bacısı ormana kaçarlarken görmüş emmi?” dedi muhtarın büyük yeğeni Ömer.

Muhtar, “Len! Onların sülalesinin alayı kör. Kösnügil diye boşa demiyorlar. Onların sözüne güvenip mi soktun bizi ormana?” diye bağırınca, Ömer iyice hızlanıp grubun önüne geçti.

“Başka nere kaçacaklardı muhtar?” dedi avcılığıyla nam salmış Hasan.

“İki tane bebeye sahip çıkamadılar, tasası da bize düştü” diye söylendi muhtar duymazlıktan gelerek.

Ömer ormandan açıklık alana çıktığında eski barakayı gördü. Şafak sökmek üzereydi ve tüm ormanın sessiziği kulaklarından içeri öyle bir gürültüyle doluyordu ki, karşısındaki barakanın içinde sanki davul zurna çalıp halay çeken bir düğün alayı vardı. Gözlerinden dolan karanlıkla beraber iyice artan korkusunu bastırmak için barakanın önündeki ağacı geçip durdu. Grubun ne kadar geride kaldığını anlamak için yavaşça arkasına döndüğünde, ağaç kovuğunun içinden kendisine bakan kocaman kırmızı gözü gördü.

Bekçi” için 2 Yorum Var

  1. Oldukça ‘öz’ bir hikaye olmuş. Oldu bittiye gelmiş sanırım. Kısa olduğundan hissiyat tam olarak geçemedi bana. Ama bizden bir şeylerin olması hikayede beni memnun etti. Aslında üzerinde biraz daha çalışılıp ve biraz daha betimleme yaparak(ben korku ya da gerilim eserlerinde betimlemelerin muazzam derecede önemli olduğuna inanırım) daha güzel şeyler anlatabileceğin gayet açık.

    Kalemine sağlık. Yeni öykülerde görüşürüz.

  2. Okuma alışkanlığını yıkıcı, algı bozucu. Alışılmışın dışında bir tarz. Cümlenin öğelerinin yerlerini değiştirmiş, tamlamaları sıradanlıktan çıkartmışsınız. Öyküyü birkaç kez okudum, hem de sıkılmadan. Elinize sağlık.

Bir Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.Yıldızlı olan alanların doldurulması zorunludur. *