Önsöz

Sayı #62: “Maden Öyküleri”

Çizim: Okan Bülbül
Çizim: Okan Bülbül

Küçük bir çocuk. Etrafında anlamlandıramadığı bir koşuşturmaca, üzgün yüzler, gözü yaşlı anası ve daha bir sürü tanımadığı kimseler. Televizyonda siyah kurdeleler. Babasının “yetkili amcalar” olarak tanıttığı kişilerin onların evlerine yakın bir yere doğru geldiği haberi. Okumayı yeni yeni öğreniyor olmasına rağmen yine televizyonda gördüğü ve sürekli artan bir sayı. Spikerlerin “ölü sayısı” olarak verdiği rakamlar… Ve sonra, acı gerçek. O çok sevdiği, taptığı babasının o artan sayılar arasına karışması. Babasının bir daha eve dönmeyeceği gerçeğini idrak etmesi ile yüzünde oluşan bakışlar…

Bundan birkaç ay önce, yüzlerce ailenin evinde benzer bakışlar oluştu. “301” hayat, göz göre göre ölüme gönderildi. Birileri daha çok kazansın diye. Üç yüz bir hayat. Her biri ayrı bir yaşama, ayrı bir hayat hikayesine sahipti. Fakat iş sadece rakamlara vurulduğunda ne yazık ki bazı gerçekler göz ardı ediliyor. Fakat unutmamalıyız. Bu ülkede bazı hayatların diğerlerine nazaran daha önemsiz sayıldığı gerçeğini hiçbir zaman unutmamalıyız.

Bu ayki seçkimizde, ölen canları bir kez daha hatırlatmak istedik ve temamızı “Maden” olarak belirledik. Tema görseli de Okan Bülbül’ün ellerinde hayat buldu. Kendisine bu anlamlı çizimi için bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Gelin bu ayki öykülere göz atalım:

Kabus adlı öyküsü ile Cevdet Denizaltı

Tünel adlı öyküsü ile Hacı İmrağ

Bandosuz Kulak Gezegeni adlı öyküsü ile Onur Selamet

Saatler adlı öyküsü ile Polat Özlüoğlu

Kâğıt Adam adlı öyküsü ile Sefa Tursun

Sarhoş Vardiyası adlı öyküsü ile Sinem Altınboğa

Bir sonraki ayın temasını da sonbahara giriş nedeniyle “YAPRAK” olarak belirledik. Öykülerinizi her zaman olduğu gibi oykuseckisi@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Daha mutlu yarınlar ve gülen çocuklar için, iyi okumalar.

Sevgiler,
Hakan “magicalbronze” Tunç

Bir Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.Yıldızlı olan alanların doldurulması zorunludur. *