Öykü

Rüya Günlüğüm

03.06.2010

Yine üç gündür gördüğüm rüyayı gördüm: Hiç bilmediğim bir yerdeyim ama orayı tanıyor gibiydim. Sanki ikinci bir hayatım varmış gibi… Her yer savaş alanı ama neden orası? O çocuğun vurulma anı gözümden hiç gitmiyor; her gün her gün bıktım aynı rüyaları görmekten. İnternetten araştırma yaptım ama bir şey çıkmadı. Bu akşam da aynı rüyayı görürsem emin olacağım ki bi yerde, eskiden bir yerde, orada yaşadım..

04.06.2010

Sakinleşmeyi bekledim, hala elim ayağım titriyor. Bugün rüyamda karanlığın içinde bir kız gördüm, sonra net görmeye başladım ama hala karanlıktı. Başında tamamen siyah giyinmiş biri vardı; yüzü yoktu, azraildi. Elindeki orağı Fatma’nın boynuna dayadı tam kesmeye başlıcaktı Fatma ağlamaya başladı kurtulmak istedim: Uyanmak! Uykuda olduğumu biliyordum ama uyanamadım! Elimi kaldırmaya çalıştım, olmadı; gözümü açmaya çalıştım, yine olmadı… En sonunda Fatma’nın çığlığıyla uyandım. Baktım ağlıyor, “Ne oldu?” diye sordum, cevap vermedi; tekrar sordum, yine cevap vermedi, ağlıyordu… En sonunda konuştu “Rüya gördüm…” diye kekeledi, bir süre sonra konuştu: “Rüyamda karanlık bir yerdeydim azrail beni öldürüyordu. Nefes alamadım ölüyorum sandım” dedi.

Ne yapacağımı şaşırdım, bir şey söyleyemedim… Bütün gece uyumadık, oturduk. Sabah olunca erkenden gitti. “Çok korktum arkadaşımda kalacağım.” dedi. Peki ben ne yapacağım? Bu gece yalnız uyumam gerekecek! Lütfen… Lütfen… Korkmak istemiyorum!

05.06.2010

Lanet olsun! Lanet olsun! Yine karanlıkta kaldım rüyamda, bir ses duydum bir şeyler söylüyordu ama anlayamadım. Rüyada olduğumu farkedince kalkmaya çalıştım ama yine olmadı. Şu anda saat 04.12. Erkek arkadaşımı aradım fazla konuşmadı babamı aradım o da konuşamadı fazla… Çıkıp gitmek istiyorum ama karanlık her yer. Koridora çıkmayı deneyeceğim belki uyumayan birini bulabilirim. Umarım.

Paranoya yapmıyorum gerçekten yapmıyorum! Koridordan uzaklaşmaya başlayınca ışık yanıp söndü sesler çıkarmaya başladı, odaya döndüm; sustu. Tekrar çıkmaya çalıştım yine aynı şey oldu. Allahım sanırım delireceğim burada! Dışarı çıkıyorum yeter… Gece de kalmayacağım burada, dışarıda kalacağım…

Uyumak istemiyorum.

06.06.2010

Bugüne kadar gördüğüm en korkunç rüyayı gördüm. Denizin ortasında bir evim vardı. Dışarıya baktığımda karanlıktı ama deniz olduğunu biliyordum. Annem “Dışarıya gidiyoruz!” diyerek beni çağırdı. Merdivenlerden aşağıya inerken bir şeylerin yanlış olduğunun farkına vardım: Ayakkabılarım yanlıştı, merdivenlerin şekli yanlıştı, asansör vardı ama nereye gittiğini bilemiyordum. Sonra rüyada olduğumun farkına vardım. Her şey karışmaya başladı; sesler duymaya başladım, merdivene oturdum ve uyumaya çalıştım. Uyandığımda tekrar aynı yerdeydim ama bu sefer karanlıktı. Hiçbir şey göremiyordum çok korktum kalbim sıkıştı rüyadaydım yine uyanamayacak gibiydim; uyanmak istiyordum ama olmuyordu yine kilitlenmişti ellerim ayaklarım göz kapaklarım. Uyanmak için çok zorladım kendimi ben zorladıkça daha da karanlığa gömülüyordum. En sonunda gözlerimi açtım zorla. Nefes nefese kalmıştım; kalbim çok hızlı atıyordu…

Oturuyorum yine, birkaç saat sonra güneş doğacak ve ben rahat bir nefes alacağım.

07.06.2010

Saat 06.09. Bu gece rüya görmedim çünkü internetten araştırma yaptım. Rüyada olduğunu anlayınca insan rüyasını kontrol edebiliyormuş. Ben de deneyeceğim. Tek amacım ışık, ışığı açmak istiyorum. Karanlıktan ölesiye korkuyorum.

08.06.2010

Bir hastanedeydim. Birileri salgın hastalık yaymış gibi, insanlar o kadar kötüydü ki anlatamıyorum! Düşününce midem bulanıyor. Dışarıya çıktım kocaman merdivenler vardı, hava kararmaya yakın gibi siyah bulutlar çökmüştü güzelim gökyüzüne. Sonra rüyada olduğumu anladım… Hemen merdivenlerin başındaydım. Molozların bulunduğu yere baktım ve içimden çimen olduğunu hayal ettim ve çimenler yeşermeye başladı. Binaya baktım; yıkık dökük bina birden tam düşündüğüm gibi oldu yolda yürümeye devam ettim her baktığım yer güzelleşmeye başladı. Yolda yürürken elimde poşet vardı yolda birini gördüm “İçinde ne var?” dedi, “Dergi” dedim sonra o yürümeye devam etti ama bir terslik vardı: Poşeti ne zaman aldım, diye düşündüm. Keyifli bir şeydi ama ya hiç uyanamazsam diye korkmaya başladım ve karanlık! Karanlığa gömüldü etrafım. Uyanmaya çalıştım ve uyandım yatakta yatıyordum. Elimde o poşet, yanımda hiç tanımadığım bir adam, o oda, o yatak benim değildi… O odayı hiç bilmiyordum; bu da rüya olmalıydı… Her şey dönmeye başladı, midem bulanmaya başladı sıkışıp kalmıştım çıkmam lazımdı ama uyanamadım! Nefes almaya çalıştım, kararmasın ortalık diye ışık düşünmeye çalıştım ama olmadı. Sonra birden kalktım. Uyumaktan nefret ediyorum nefret!

10.06.2010

İki gündür uyumamıştım ama oturduğum yerde gözlerim ağırlaşmış olmalı uyuyakalmışım. Yine karanlıktı. Karanlıktan korkuyorum hem de ölesiye korkuyorum. Eskiden hiç tek başıma uyumazdım ama alışmam lazım. Şimdi karanlık olunca birileri gelip beni öldürecekmiş gibi geliyor! Gözlerimi kapatmaya bile korkuyorum… Biri beni izliyor, birileri bir şeyler yapacakmış gibi odayı boydan boya gözetliyorum ta ki gözlerim kendiliğinden kapanana kadar… İki gündür hiç kapatmamıştım ama dayanamamışım. Bir ses duydum karanlıkta, biliyorum o şey yine burda! Kim olduğunu bilmiyorum ama o işte o! Bana “Neden?” diye sordu, ben de “Anlamadım?” dedim… Sonra her şey tekrar kötüleşmeye başladı. Boğuluyorum gibi her rüyadan uyandığımda, nefes nefese kalıyorum; ellerim o kadar titriyor ki kıpırdayacak gücüm kalmıyor! Korkmak istemiyorum ve uyumayacağım. Resim çiziyorum uyumamak için… Tam altı tane yeni elbise tasarladım. Her şey güzel olacak. Her şey.

12.06.2010

Yazamıyorum. Gerçekten yazamıyorum. Kalem şu anda elimde ve titriyor. Gözlerimin altı morardı artık. Güneş doğsun, güneşi istiyorum; güneş her şeyi aydınlatıyor. Huzurlu hissediyorum her karanlığa düştüğümde beynim uyuşuyor ölüyormuşum gibi, ölmek istiyorum ama karanlıkta değil ne olur dayanamıyorum! DAYANAMIYORUM!!!!…

13.06.2010

O ses! O ses geri geldi geri; uyandım… Işık yok, ışık yok; güneş yok! Karanlık! Karanlık kanını emiyor insanın; kalbini durduruyor, öldürüyor! Ölmek istemiyorum ölmek istemiyorum! Işığı açtım ama karanlık her yer… Rüyalar hiç aklımdan çıkmıyor! Keşke unutsam, keşke unutsam n’olur unutayım! İçeride biri var hissediyorum; etrafıma bakındım ama tam arkamda sanki dokunacakmış gibi soğuk geliyor bir yerden, ensem üşüyor ama içerisi çok sıcak. Neden dedi neden dedi yardım edi- …

Rüya Günlüğüm” için 4 Yorum Var

  1. Bildiğim kadarı ile seçkideki ilk öykün, hoş geldin. Kullandığın dili ve anlatıcı kişisini eleştiremiyorum çünkü seçtiğin yazım biçimi, yani günlük, buna mani oluyor. Öncelikle takıldığım unsur günlük tutan karakterin cinsiyetinin dahi aslında anlaşılmamış olması. Hikaye boyunca bir genç kız görüntüsü belirdi aklımda ama dikkatli bakıldığında bunu anlatan hiç bir ibare yok. Bu hem iyi hem de kötü bir şey. İyi çünkü ayrıntıya girmeden karakterleri yaşatabiliyorsun, kötü çünkü bizim bunu bileceğimizi düşünmüş olabilirsin (okura asla güvenme)

    İkinci takıldığım şey sadece yazarın kendisinin verebileceği bir karar. Yapmak zorunda değilsin ama korkuyu teşbih ile anlatmalıydın bence. Daha derin betimlemeler ile gücünü arttırdığın taktirde ileride yazacağım gerilim öykülerini de okumayı çok isterim.

  2. Günlük şeklinde yazmayı tercih etmemin sebebi gerçek olaylar olduğu içindi. Diğer şekilde de yazmayı çok düşündüm ama bu sefer bir fark olsun istedim. Yorumların için teşekkür ederim benim için çok önemliler. Tek başına yazdığım ilk seçki öyküsü, daha önce Kahr Ekspresi’ni yazmıştık alpi ile. (Metro seçkisinde)

  3. Selamlar;

    Oldukça merak uyandıran ve bu merakı son ana kadar canlı tutmayı başarabilen bir öykü okudum. Gerilim türüne pek fazla rastlayamıyoruz seçkide. O yüzden güzel bir değişiklik oldu benim için. Olayı oldukça başarılı bir şekilde kaleme almışsınız, keyifle okudum. Karakterin cinsiyeti ile ilgili ben de ufak bir takılma yaşamadım değil. Erkek arkadaşımı aradım dediği noktada bayan olduğuna karar verdi. Cinsiyete neden bu kadar çok takıldınız derseniz, okuduğum öyküyü kafamda canlandırmak isterim. Ve bu tür boşluklar bunu zorlaştırıyor haliyle.

    Sonuçta güzel bir hikayeydi. Kaleminize sağlık…

Bir Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.Yıldızlı olan alanların doldurulması zorunludur. *