Ekim Defteri
Bahçıvan öldüğünde bana üç şey bıraktı: bir bahçe, bir defter ve toprağı dinleme alışkanlığı. Vasiyet falan yoktu; sadece kapısının altından…
#171: TOHUM
Bahçıvan öldüğünde bana üç şey bıraktı: bir bahçe, bir defter ve toprağı dinleme alışkanlığı. Vasiyet falan yoktu; sadece kapısının altından…
Üçüncü günün sonunda gözlem odasında bir değişim kayda geçti. İlk alarm sensörlerden gelmedi. Koku, ölçüm eşiklerinin dışında ortaya çıktı. Cilt…
Şehrin merkezinde, hiçbir haritada görünmeyen bir bina vardı. Dışarıdan sıradan bir ofis katı, içeriden ise tanımsız bir laboratuvar gibi. Kapılarda…
Sahne ışıkları hâlâ yanıyordu. Ama ışık, artık kimseye ait değildi. Alkışlar çoktan susmuştu. Seyirciler gitmişti. Belki de hiç olmamışlardı. O,…
Annemin söylediğine göre, zor bir çocukluk geçirmişim… Gizli gizli kâğıt yermişim. Ağzım dolusu kâğıtları çiğnerken, kaç kez yakalamış beni. Her…
Dünden önceki gün değildi, perşembeydi. Aylardan Haziran. Evimin penceresinde “satılık ev” levhası sallanıyor, ileri-geri, ileri-geri… Masamın başında yazarın, haziran ayının…