Tüm Panayırların Heyulası
Öykü

Migaloo’nun Çığlığı

Adım Migaloo. En azından sizlerin bana taktığı isim bu. İnanın bana, buradakilerin söylediklerinden çok daha iyi. Beni seviyorsunuz. Belki de hak ettiğimden daha fazla. Türümün tek örneği olduğumu düşünüp bana bayılmıştınız, peşimden ayrılmıyordunuz. Sizin mucizenizdim. Sonra diğerleri çıktı. Beyaz kambur balinalar. Kulağa geldiği kadar iyi hissettirmiyor. Onlar ortaya çıktığında nasıl da heyecanlanmıştım. Kıskançlık çok yoktu, sadece uzun süredir hissetmediğim kadar yoğun bir mutluluk. Ama onlara uyum sağlayamadım. Dışlanmışlığımız, bizi birbirimize bağlar sanmıştım. Olmadı. Onların ortaya çıkmasının, bana olan sevginizi azaltmadığından eminim. Biliyorum ki kalbinizde hepimize yetecek kadar yer var.

Karayı çok merak ediyorum. Daha çok da sizleri. Buradaki hiçbir hayvana benzemiyorsunuz. Bana buradaki herkesten daha iyi davranıyorsunuz. Şimdiye kadar anlamadıysanız, sözlerime açıklık getireyim. Denizde, karada sevildiğim kadar sevilmiyorum. Derimi görmezden gelemiyorlar. Derimi sevmiyorlar. Bu kadar basit bir ayrım, beni böylesine dışlamalarına yetiyor. Oysa sizler öyle değilsiniz.

Bazı balıkların konuşmalarına kulak misafiri oldum. Aslında gizlice dinledim. Onlarla sohbet etmeme en yakın şey bu. Gemilerde sizi görmüşler. Hepiniz, diğerinden farklıymışsınız. Rengârenkmişsiniz. İnanabiliyor musunuz? Rengârenk. Gerçi kulağa komik geliyor. Elbette inanırsınız. Sonuçta sizlerden bahsediyorum. Bazen göç yolumu değiştirmek zorunda kalıyorum. Diğer balıklar öyle istiyor. Hastalıklıymışım gibi, aramıza duvarlar örmeye çalışıyorlar. Kendilerinden olmayanları kabul edemeyecek kadar dar kafalılar. Yalnızlıktan mustarip olan bir ben değilim. Dışlamak isteyen elbet bir bahane buluyor. Bazı balıklar cinsiyetlerini, cinselliklerini saklıyor. Bazıları düşündüklerini zihinlerinin en derinine gömüyor. Çeşitliliğe izin yok.

Sonunda, sizlerin aydınlanma dediği tarzda bir şey yaşadım. Benim yerim deniz değil. Farklılıkların keskin çizgiler çizdiği, her bir dalganın hoşgörüsüzlük taşıdığı bu serin sular değil. Denize ait değilim, hiç olmadım. Karada olmak isterdim.

Sevgili insanlar, yanınıza geliyorum. Bana kucak açacağınızdan eminim. Siz, bir avuç balıktan daha iyisiniz. Sizler, bir avuç balıktan daha zekisiniz. Beni ötekileştirmeyeceğinize, kalbimi kırmayacağınıza olan güvenim tam. Yakında görüşmek dileğiyle.