Önsöz

Sayı #100: “100’ler Kulübü Kahramanları” Öyküleri

Çizim: Ethem Onur Bilgiç

Kahramanların yaşı olmaz. Onlar asla yaşlanmaz. Cedric 8 yaşın zorluklarını yaşayıp durur. İleri ya da geri gitmek onun için imkânsızdır. Çirkin yapımcılar ve sümüklü senaristler onu zincirlerle ebedi lanetine bağlamışlardır.

Fakat bazen bu zincir kırılabilir. Bazen bir Rıhtım’da beklenmedik şeyler olur. Bir hikâye anlatılır. Ertesi gün hanın kapısında daha fazlası için bekleyen yüzler belirir. Sonraki gece başka bir hikâye anlatılır. Aylar, mevsimler ve yıllar geçer. Zincirlerin kırılabildiğini görenler daha fazlası için kalemleri eline alır.

Ve 100. ayda, sınırları bir kez de kendileri kaldırmak ister. Artık kahramanlar/evrenler saplanıp kaldıkları tarih çizgisinden kurtulacaktır. Onları 100 yıl ilerisiyle ya da 100 mumlu pastalarla tanıştıracak bir zaman makinesi ayaklarına gelmiştir.

Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi, “100’ler Kulübü Kahramanları” ile işte o karakterleri ve dünyaları konu edinir. Rıhtım yazarları, bu özel temada daha önce tanıdığımız pek çok evreni ve kimi zaman da kahramanı yeni baştan yoğurdu. Nihayetinde ortaya bu çok özel sayı çıktı.

Gelin kurgunun zincirlerini kıran birbirinden keyifli öykülere hep birlikte göz atalım:

100 Yıl Sonraki Otostop adlı öyküsü ile Emrecan Doğan

Adana Selden, Misis Yelden, Tarsus Yılandan Gitmeyecek adlı öyküsü ile Enver Yunusoğlu

Andaç adlı öyküsü ile Fatih Kaçar

Edebiyat Korkusu adlı öyküsü ile Burak Yüksel

Göle Yansıyan Dolunay adlı öyküsü ile Deniz Eksilen

Harry Potter: Kahraman mı, Gösterişçi mi? adlı öyküsü ile Mustafa Güngören

Hercule Poirot ve Gri Hücreler adlı öyküsü ile Öznur Babur

Hogwarts Tugayı adlı öyküsü ile Caner Yalçın

İşgalin Yüzüncü Yılı adlı öyküsü ile Onur Özgüner

Kemikler adlı öyküsü ile Osman Eliuz

Kim Olduğumuza Dair adlı öyküsü ile Selen Öngörü

Kukla Olmanın 15 Kuralı adlı öyküsü ile Nurdan Atay

Kuzgun Baba, Robotik Oğul adlı öyküsü ile Evren Erarslan

Mendebur Batman adlı öyküsü ile Bahadır Satır

Orta Dünya Doktoru adlı öyküsü ile Umut Yakar

Sauron’un Tohumu adlı öyküsü ile Erdoğan Küçükçelik

Sınav adlı öyküsü ile Ufuk Yasin Yurtbil

Sıra Dışı Bir Gün adlı öyküsü ile Cem Pala ve Türker Beşe

Soyuz adlı öyküsü ile İhsan Çağatay Boz

Yeni Kahraman adlı öyküsü ile Sadık Efe Sarıtunalı

100’ler Kulübü Kahramanları temalı özel sayımızın illüstrasyonu, seçkinin ilk tema çizimini de yapan Ethem Onur Bilgiç’ten geldi. Bizleri bir kez daha kırmayarak böyle özel bir temada yanımızda olduğu için kendisine yeniden teşekkür ediyoruz.

Buraya kadar gelmek kesinlikle beklenmedikti. Haziran 2009’da o uğursuz Göl’deki ilk sayımızdan bu yana hayatlarımızda o kadar çok şey değişti ki… Hâlâ burada olmak bir çeşit terapi gibi. Dönüp geri baktığımızda içindeyken huzurla dolduğumuz bir hanla yüz yüze geliyoruz. Yarın her şey biraz daha eksilse bile Seçki‘nin burada bir yerlerde olacağını bilmek tarihi bir meydan okuma.

Hepsinden önce Seçki’nin çarklarının dönmesinde emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyoruz. En çok da okur ve yazarlarımıza. Onlar olmasaydı Seçki örümcek ağlarıyla kaplı tavan arasındaki yerini çoktan almış olurdu.

Yüze kadar sayarken yorulur insan. Siz varken yorulmak neydi hatırlamıyoruz. İyi ki varsınız.

Gelecek ay “ŞAPKA” temalı öykülerle burada olacağız. Hikâyelerinizi 20 Kasım’a kadar oykuseckisi@gmail.com adresine gönderebilirsiniz. Seçki’ye katılmadan evvel Öykü Gönderim Koşulları’na mutlaka göz atmanızı rica ediyoruz.

#101’de görüşmek üzere.

Keyifli okumalar!
Hakan Tunç, Onur Selamet, Türker Beşe

Sayı #100: “100’ler Kulübü Kahramanları” Öyküleri” için 11 Yorum Var

  1. Merhaba Öykü Seçkisi ve değerli yazarları,
    100. Ayı heyecanla bekliyorduk geldi çattı. Çok güzel öyküler yazıldığına eminim.
    Darısı 200’e diyelim. Herkesin emeğine, kalemine sağlık.
    İyi okumalar!

  2. Arkadaşlar bu ay ki seçkinin konusu çok güzel ama şöyle bir soru takıldı kafama; örneğin ben hala otostopçunun galaksi rehberini okumadım eh şimdi o öykünün 100 yıl sonrasını anlatan yazar arkadaşımız büyük ihtimalle spoiler verecektir seri ile ilgili. mesela baş karakter serinin sonunda kral olmuştu diyelim ,yazar arkadaşımız onun kral olduktan sonraki halini anlatacağı için ben bu hiç okumadığım seriyi okumaya başladığımda ana karakterin seri sonunda kral olacağını bildiğimden aslında pekte okuma zevkim kalmayacaktır, diye düşünüyorum. Eğer yanlış düşünüyorsam fikrimin yanlışlığını bana açıklamanızı isterim.
    Not: bu yüzden sadece okuduğum serileri ya da kitapları yorumlamayı düşünüyorum.
    Dip not: sen yorumlamasan da olur diyebilirsiniz sadece fikrimi belirtmek istedim 😀

    1. Estağfurullah, sizi kaybettiğim için ben üzüleyim 🙂 Evet, temanın öyle bir dezavantajı var, mesela çok bilinmeyen ve benim de okumadığım kitaplar var. Onu okuyamacağım anlamına geliyor. Ne yazık ki böyle sorunlar var. Öte yandan bilindiği halde Harry Potter serisini de es geçtim.

      Otostopçunun Galaksi Rehberini tavsiye ederim. Ilk 5 kitap merhum yazarın elinden, 6.kitap Eoin Colfer’dan ve son olarak el kitabı da Neil Gaiman ın yazdığı bir mizahi bilimkurgu serisi. Yani verebileceğim sürprizbozansız tek bilgi bu 🙂

      1. Otostopçunun galaksi rehberini çok övüyorlar bu yüzden kesinlikle okunacaklar listemde duruyor, eğer durmasaydı zaten öykünüzü okurdum 😀 6. kitabı başkasının yazmasıyla ilgili verdiğiniz bilgi işime yarar teşekkür ederim . Kim bilir belki bir gün tüm seriyi bitirir sizin öykünüzü yorumlamak için buraya dönerim 🙂

  3. Açıkçası bir önceki temada yaptığım bir yorum esnasında bu temanın hem dezavantajları hem de güzel yanları olduğunu ifade etmiştim ve bu bağlamda Muhammed Doğan’a katılıyorum. Örneğin Brandon Sanderson-Sissoylu henüz okumadığım bir kitap olduğu için, öykülerini okumaktan keyif aldığım Osman Eliuz’un bu temadaki öyküsünü okuyamayacağım maalesef. Osman belki de buna engel teşkil edecek şekilde kaleme almadı öyküsünü ama buna kefil olmadan durumu riske atamam 🙂 Öykülere hızlıca göz attım. Birçoğu kahraman temalı. Okumadığım az kitap var. Epey öykü okuyabileceğim şansıma. Bitirmeden şunu ekleyeyim; biz bu ayın öyküsünde spoiler işine çok dikkat ettik. Öykümüzü okuyacak olan gönül rahatlığı ile okuyabilir. Eh, çok ufak tefek detaylardan haberdar olacaklar elbette ama, o kadar da olsun diyelim. 🙂

    1. Merhaba Cem. Öncelikle Sissoylu serisini okumanı tavsiye edeyim; seveceğinden eminim. Brandon Sanderson benim gıpta ettiğim bir yazar 🙂 Ve de öykümü okumamakla en doğrusunu yapmışsın zira mecburen birkaç spoiler verdim. Özellikle ilk kitabın finaliyle ilgili. Bu konuda Muhammed çok doğru düşünmüş. Öykülere baktım ve benim de henüz okumadığım kitaplar var. Bu açıdan öykümü okuma düşüncesinde olanlara buradan duyurayım: Eğer serinin ilk kitabı olan Son İmparatorluk’u okumadıysanız büyükçe bir Spoiler yiyeceksiniz 🙂 Öykümü okumayın 🙂

      1. Yapma Osman. Sissoyluyu ben de okumadım. Osman Eliuz okuyamayacağız bu ay… Ama eseri okuyup dönüp mutlaka öykünü de okuyacağım.

      2. Rahat rahat oku, hiçbir spoiler yok demeni arzu ederdim ama, önümüzdeki ay inşallah diyelim. Nasip diyelim. Görüşmek üzere diyelim. Ne diyelim… :))

        1. 😀 Öyle, yapacak bir şey yok. Özellikle isim hafızanız kuvvetliyse biraz Spoiler içeriyor maalesef. Sayın Erdoğan teşekkür ederim sizin de ince düşüncenizden dolayı 🙂

  4. Sanırım bu seçkide beni daha popülerleşmiş karakterlerin hikayelerini yazmaya iten de bu nokta oldu. Carl Sagan’ın muhteşem eseri The Contact’ın 100 yıl sonrasını yazmayı düşündüm ama benzer sebeplerle vazgeçtim.

    Maalesef spoiler yemek bütün keyfi kaçırabilen bir durum. Bu açıdan, öykülerin başına ilham alınan eser yazısının eklenmiş olmasını da hem doğru hem yanlış buldum. Öyküde en sona kadar saklanan sırrı daha öyküye başlamadan bozabilecek bir durum (Ki bozuyor). Diğer yandan, öykü okurken henüz okumadığın başka bir esere ilişkin spoiler yemeni de engelleyen bir adım. Tüm bunları düşündükten sonra, bu ayın temasından ve ilham alınan eser yazısının eklenmiş olmasından ne hissetmem gerektiğinden emin olamadığımı itiraf etmeliyim.

Bir Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.Yıldızlı olan alanların doldurulması zorunludur. *