Öykü

Adak Ruhlar

Yüzünde sayısız çizgileri olan yaşlı adam ,elindeki kanlı satır ile buzhanenin tam ortasında dikildi. Kafasında belirginleşmemiş onlarca fikir geçerken, satırın keskin ucunda parmağını gezdirdi. Soğuk kanlı bir katilmiş gibi yüz ifadesi değişti… Yaşlı adama, sanki bir sihirli değnek değmiş gibi aklındaki tüm fikirler yerine oturdu. Biliyordu ki bu dünyada onun sihirli değneği satırıydı.

Fikirler tam yerine oturduğunda, buzhanenin kapısı sert bir şekilde açıldı… İçeriye hayatta hedeflediği tüm şeyi beraber gerçekleştirdiği yardımcısı girdi. Ve adama ithafen:

– Patron onu getireyim mi?

– Ne? o burada mı? Ne duruyorsun o zaman salak?

– Ppa-pardon patron….

Yardımcısı buzhaneden çıktı ve geri döndüğünde yanında biri daha vardı. Gerçi onu tarif etmek için ”biri” demek yeterli mi bilinmez. Çünkü; o… O, tahmin edilmeyecek kadar güzel biriydi. Dizinin biraz üstünde, kırmızı elbisesi ile göz kamaştırıyordu. Buzhaneyi bile çiçek bahçesine dönüştürebilecek kadar güzel kokusu dağılmıştı etrafa. Bu kadın kimdi? Bu buzhaneye girip çıkan tüm diğer kadınlar gibi sadece bir kurban mıydı? Yoksa bu buzhanede kurban edilen tüm kadınlar, bu kadın için mi adak haline gelmişti?

Aslında tüm bu soruların cevabı adamın değişen yüz ifadesinden anlaşılabiliyordu. Kadın bu yaşlı adamın hayatını adayabileceği tek kişiydi. Belki de bu yüzdendi; yaşlı adamın, onca kadının duygularını katleden bir kasap olmanın nedeni… Yıllar kadını değiştirmemişti. Yaşlı adam içinden şöyle geçirdi “Ben yıllarca duyguları katleden bir kasapsam, bu güzel kadın da o denli güzel kalmayı becerebilen bir insan…”

Güzel kadın adamı görünce, donuk bir şekilde gülümsedi. Biliyordu başına ne denli büyük şeyler gelebileceğini. Eli kanlı kasap, kadının yalan bile olsa gülümsemesini görmesi ile birlikte elindeki satırı buzhanenin beyaz mermerine düşürdü… Eli titremeye başladı, yıllarca hayal ettiği şey gerçekleşmişti. O… o buradaydı ve gülümsüyordu. Kadına yaklaştı ve:

– OLMAZ! Senelerce bu anı planladım. Sırf karşında güçlü kalabilmek adına masum binlerce kadının duygularını burada kestim. İzin vermeyeceğim. Bir gülümseme ile planımdan vazgeçmeyeceğim.

– Demek bu buzhaneyi bu yüzden aldın. Burayı aldığının haberini duymuştum. Ama anlam verememiştim. Kim düşünürdü ki o fedakar doktorun, duyguları katleden bir kasaba dönüşeceğini?

Adam elindeki satırı havaya kaldırdı ve…

Adak Ruhlar” için 2 Yorum Var

  1. ged dedi ki: dedi ki:

    Elinize sağlık, ama kurgu biraz eksik kalmış gibi. Duyguları katleden bir kasaptan kastınız ve adamın planı tam anlaşılmıyor. Diğer kadınları sadece bu kadının karşısında güçlü durup onu da öldürecek cesareti bulabilmek için kestiğini anlıyorum. Doğruysa senelerce süren ve binlerce kadının (bu belki biraz abartılmış olabilir :slight_smile: ) öldürüldüğü bir plan için biraz zayıf kalmış. Hikayeyi biraz daha uzatıp daha çarpıcı bir intikam planı anlatabilirsiniz.

    Diğer seçkilerde görüşmek üzere…

  2. Cerenn dedi ki: dedi ki:

    Aslında tam olarak yapmak istediğim; sadece yapboz parçasından birinin yerini gösterip devamını yani eksik olan büyük bir kısmı okuyucunun tamamlamasıydı. Kısacası okuyucuyu uçurumun ucuna getirip orada yalnız bırakıp ; ne için orada olduğunu tahmin etmesi ve bu tahminden yola çıkarak seçim yapmasıydı. Pek tabi ki sizin yorumladığınız açıdan yorumlamak da olası . Yorumunuz için teşekkür ederim

Söyleyeceklerin mi var? Forumumuza gel ve sen de yorum yap!