Fotoğrafçı Yarasa
Güneşin gökyüzünden ayrılmasıyla birlikte eşyalarımızı sırtımıza yüklemiş ve yola koyulmuştuk. Yokuş çıkmayı hiç sevmiyordum, günlük hayatta gerekmedikçe hiç yerinden kalkmayan…
#171: TOHUM
Güneşin gökyüzünden ayrılmasıyla birlikte eşyalarımızı sırtımıza yüklemiş ve yola koyulmuştuk. Yokuş çıkmayı hiç sevmiyordum, günlük hayatta gerekmedikçe hiç yerinden kalkmayan…
Gece, çatı kiremitlerinden süzülüp uykularına çoktan sızmıştı. İki göz odalı, derme çatma evin duvarları dışarının ayazına direnmeye çabalarken uykular çoktan…
Yakıyor. Hüzmeler keskin bıçaklara bulanmış, tavandan düştükçe tenimi yarıyor. Öyle aydınlatıcı, öylesine esrik bir atmosfer ki bu!.. Dev avizenin baskısını…
“Kadın pastahaneye günaydın diyerek girdi. Saat 7.30 olmasına rağmen hava kapkaranlıktı. Hiç kimse kadına inanmadı. Saatler geriye alınmadığından beri insanların…
Gecenin epey geç bir saatiydi. Odanın ortasındaki sehpanın etrafına çökmüş, küçük kardeşimle papala oynuyordum. Büyükbabam bastonunu ilk kez yere vurduğunda,…
Lexpe, boyuna ve cüssesine bakmadan bekliyordu sislerin içinde. “Kes şunu!”… Dedi! Lexpe. Sanki gerçekten de bunu sonlandıracağıma kendisini inandırmış gibi…
“Hayda! Yine mi topukluyorsun?” “Yapma Allah aşkına Hakan, gitmem gerektiğini söyledim ya. Israr etme lütfen.” “Ya bırak, kimi kandırıyorsun? Hep…
Gizli mezhep tarafından öldürüldüğümde otuz üç yaşındaydım. Ah! Durun bir dakika! Yanlış oldu sanırım. Eğer öldürülseydim bu satırları kaleme alamazdım….
Kaktüslerin arasına saklanmış onları izliyorum. Kangurular neşeli. Zıp zıp önümden geçen kâbus kaçkını yaratıklar. İşlerini tamamlamış olmanın huzuru yüzlerine hâkim….
Ay parçalandı ve ben yalnızlığa mahkûm oldum. * * * Yirmi birinci yüzyılın başlarında sıradan bir günde büyük bir meteor…
“Onlar da bu dünyanın nasıl olduğunu öğrensinler istedim…” Hepsi bu cümleden ilham alan bir şakadan ibaretti… Kendilerini bir anlığına küçümsedikleri,…
Odanın içi tavana kadar suyla doldu. Boynumun erimiş plastik gibi sağa sola yamulduğunu hissedebiliyordum. Bütün uzuvlarım suyun kaldırma kuvvetiyle boğuşuyordu….
On dört farklı koridora açılan on dört kapının bulunduğu salon, düzgün -kusursuz- bir ondörtgenden oluşmaktaydı. Her bir kapıdan, Ubor Metenga’nın…
“Heykeller” dedi kara cübbeli adam, “içlerinde bir nefes taşıma zorunluluğu olmayan ne mutlu varlıklar… Özeniyorum onlara. Ne güzel üfürülmemiş bir…