Tüm Panayırların Heyulası
Öykü

İlk Cürüm

“Yıllar yıllar önce adamın biri zamanın padişahının fermanına rağmen hırsızlık yapmış. Padişah tellallarla hırsızlığın cezası ölümdür’ dedirtmesine rağmen hırsızlık yaptığı için ölüm cezasına çarptırmışlar genç adamı. Yargılama sonunda hüküm kesinleşince de cezanın uygulanması için cellâdın huzuruna çıkarmışlar. O zamanlar suçlu bulunanlar asılarak öldürülüyormuş.” Yaşlı kadın sözünün burasında durmuş, ‘rahmetli ninesi kendisine ve kardeşlerine bu hikâyeyi anlattığında yaşımız daha mı büyüktü acaba’ diye düşündü. Sıcak yaz gecesinde kendisine sarılan bu iki çocuk cellâdın kim olduğunu nereden bilecekti ki. Üstelik o zamanlar kendisi de bu tür kelimelerin anlamını biliyor muydu ki.

“Cellât, bir cezayı veren kişi” diye sözlerine açıklık getirdi. Küçük çocuk başını kaldırarak, “siyah bir elbise giyerler, başlarında sadece gözlerinin olduğu iki delik olan başlık takarlar” dedi bilmişçesine. Kadın “Evet,” dedi kısaca ve ardından devam etti.

“Suçun hırsızlık yapmak, cezan ölüm” demiş başındaki kocaman siyah başlığın altından cellât. “Şimdi seni öldüreceğim” dedikten sonra “Son bir isteğin var mı?” diye sormuş adama. Adam, cellâdın başlığının ardında göremediği gözlerine bakmış.  “Var” demiş. “Annemi görmek istiyorum” dedikten sonra, “şu mahallede, şu evde oturuyor” diye adresini vermiş. Bir saat sonra yaşlı bir kadını karşısına getirmişler. Kadın karmakarışık saçlarıyla yırtık pırtık elbiseleriyle oracıkta dikilirken hırsız annesine, “yaklaş” demiş. Kadın ağlamaklı gözlerle yaklaşmış. Suçlu genç adam, “Ana, hele biraz daha yaklaş” demiş. “Kadın biraz daha yaklaşmış, oğlunun nefesini yüzünde hissediyormuş. Cellât ve infazın tanıkları neler olduğunu anlamaya çalışıyorlarmış. Anne ve oğlu göz göze gelmişler bir zaman. Çocuk annesine, “anne dilini çıkar” deyince kadın bir şey anlamasa da neler olacağını merak ettiği için dilini çıkarmış. Oğlu “biraz daha” deyince kadının soluk kırmızı dili iyice ortaya çıkmış. Adam ani bir hareketle kadının yani annesinin dilini dişlerinin arasına almış. Kadın avazı çıktığı kadar bağırmaya başlayınca cellât elindeki kalın ve uzun sopayla çocuğa sert bir şekilde vurmuş. Ama genç adam, yaşlı kadının acı içerisinde bağırmasına aldırmadan dişleriyle dilini koparmış ve kanlı et parçasını kenara tükürmüş.

Kadın, ağzı kanlar içerisinde, acıdan bayılmış ve olduğu yere yığılmış ama delikanlının gözlerinde bir gram merhamet yokmuş. İnfazın tanıklarından birkaçı, yaşlı kadını kenara çekmişler. O ara geride durup olanları izleyen kadı efendi, delikanlının yanına yaklaşmış

“Neden böyle yaptın a oğul” demiş.

“Ben çocukken bir yumurta çalmış ve onu anneme getirmiştim. O zaman bana getirdiğim o yumurtanın nerden geldiğini sormadan sevinçle kabul etmişti. Eğer, nereden bulduğumu sormuş olsaydı ve benim kulağımı çekseydi, ben şimdi hırsız olmazdım” dedi. Kadı efendi başını sallamış sessizce.

“Nine bu çok acı bir hikâyeymiş.” Sahildeki araziye kurulmuş çadırın önünde karanlıkta oturan iki çocuktan biriydi konuşan. Uzaktan geçen teknelerin ışıkları daha da belli oluyordu karanlıkta. Bir süre sessizlik oldu ve rüzgârın, kıyıya vuran dalgaların sesi duyuldu sadece.

“Sen işin orasına bakma” dedi biraz ötede karanlığın içerisinde sigarasını tüttüren yaşlı adam. “Her cürmün ilk işlendiği zaman vardır. Eğer o zaman çare bulunursa zamanla daha büyük cürümlerin işlenmesine engel olunur” dedi dede. Ardından dilinden düşürmediği türkülerden birini yaşlı titrek sesiyle söylemeye başladı. “Hüma kuşu yükseklerden…”

Cevdet Denizaltı

Ben Cevdet Denizaltı; tercih ettiğim şekilde olursa Aziz Hayri. İzmir’de Eşrefpaşa’da doğdum. Önce Çınarlı Endüstri Meslek Lisesini sonra Erkek Sanat Yüksek Öğretmen Okulunu bitirdim. Makine Teknolojisi bölümü öğretmeni olarak görev yapıyorum. Okumayı, araştırmayı, yazmayı seviyorum. Tür ayrımı yapmam, bilimkurgu, fantastik kurgu ve tarihi romanlar favorim. Poe ve Tolkien hayranıyım.

Öne Çıkan Yorumlar

  1. Avatar for ozbabur ozbabur says:

    Merhaba, güzel bir öyküydü özellikle hikâye içindeki hikâye çok iyiydi. Mesaj verme, didaktik anlatım önde ama bu hikâyenin çocuklara anlatıldığını düşününce kısa ve öz, tadında ayarında, etkileyici, başarılı bulduğumu söylemek isterim öykünüzü.
    Kaleminize sağlık.

  2. Avatar for azizhayri azizhayri says:

    Teşekkür ederim okuduğunuz ve değerlendirdiğiniz için, mutlu pazarlar.

Söyleyeceklerin mi var? Kayıp Rıhtım Forum'da yorum yap.