Öykü

Lilica – Vampirin Mutlu Sonu

Balayında dönen Çibi Usa ve Helios çiftinin ziyaretlerine Ishihara, Kyuusuke, Sorano, Momoko, Aki, Robert, Kaoru, Yoshiro ve Kuwano geldiler. Sınıf arkadaşları, Chibi Usa ve Helios’un mutlulukları karşısında çok mutlu oldular.

Maenadler, misafirlere yosun çayı ve pirinç kekleri ikram etti. Chibi Usa de o güzel manzarayı görünce çok mutlu olmuş ve sonrasında yavaşça Maenadler’in yanlarına gelip kulaklarına eğilip “Gelenler olursa içeriye almadan önce bizlere haber veriniz.” diye fısıldayınca Maenadler hiçbir şey demeden odadan çıktılar.

Helios, elindeki çayı bitirmeden panikli bir şekilde ayağa kalkınca Chibi Usa soğukkanlı bir şekilde “Helios neden panikli bir şekilde kalktın. Misafirler bizim için gelmişler.” deyince Helios ona ve misafirlere bakarak panikli bir şekilde “Baban biz balaya gitmeden önce bana balaydan sonra hemen toplantı yapacağını söylemişti. Onun sözü hemen aklıma gelmişti. Sana da misafirlere de ayıp oldu. Kusuruma bakınız. Başka zaman telafi edeceğim.” dedikten sonra odadan çıkınca misafirler sıkıntı yok dercesine başlarını salladılar. Helios bu durum karşısında mutlu bir şekilde odadan çıktı.

Daha sonra Momoko ikramlarını alarak Chibi Usa’nın yanına geçti. Momoko, meraklı gözlerle “Chibi Usa-Chan, balayındayken hamile kaldın mı?” diye aklındaki soruyu sorunca Chibi Usa şaşkın bir şekilde ona baktı. Herkes ise onun sorusuna güldüler.

Şaşkınlığını üzerine atan Chibi Usa, utanarak “Daha erkendir. Hamile kalırsam kızım olacağına inanıyorum.” diyerek Hel Usa ile anını hayal etmeye başladı. Bu durum da Momoko’nun dikkatinden kaçmamış ve “Demek ki ben de bir şey mi saklıyorsun.” diyerek Chibi Usa’nın üzerine düşüp onu gıdıklamaya başlayınca Chibi Usa kahkahalar attı.

Diğer konaklar da bu iki dostun sevinçli anını izledikleri için çok mutlu oldular. Onlar da bu ikiliye gülmeye başladılar. Chibi Usa için her şey yolunda gitse de onu bekleyen tehlike ise gittikçe ona yaklaşmaya devam ediyor. O sırada odaya gelen Meanad, odadaki neşeli ortamı dağıtmak istesem de kapıdaki Shingo ve eşini de bekletmek istememişti. Hafif bir öksürük sesi ile odada olduğunu ona sezdirdi. Gelen öksürük sesiyle birden kendilerine gelen Chibi Usa ve arkadaşları kendilerine çekidüzen verdiler.

Sonra Chibi Usa, soğukkanlı bir şekilde “Maenad, bu sefer niçin geldin?” diye sorunca Maenad, eğildikten sonra “Hanımım, dayınız Shingo ve onun eşi Mika geldiler.” diye yanıt verdi.

“Onları çağırınız ve onlara da ikramlar getir Maenad!” diyen Chibi Usa, elini sallayınca Maenad odadan saygılı bir şekilde çıktı. Bir müddet sonra odaya Shingo ve eşi Mika, odaya girince Chibi Usa ayağa kalkıp onların yanına gitti.

“Güzeller güzeli Chibi Usa, büyüyüp de evlendi mi? Daha gözümde küçüksün. Annen ile hep didişirdin” diyen Shingo, yeğeni Chibi Usa’ya sarıldı. Chibi Usa da gülümseyerek “Shingo-Sama!” dedikten sonra onun sarılmasına sarılmıştı. Mika da gülümseyerek “Chibi Usa-Chan, seni çok iyi gördüm. Helios nerde? Onu da görmek isteriz.” diye sorunca Chibi Usa, gülümseyerek “Mika-Chan, Helios apar topar babamın yanına gitti çünkü toplantıları vardı.” diye yanıt verdi.

Selamlaşmanın ardında Chibi Usa, onlara yer gösterip oturdular. Daha sonra o da Momoko’nun yanına geçip “Shingo, kuzenlerim nasıldırlar?” diye sorunca Shingo da “Onlar da çok iyilerdi. Onların işleri ve okulları olunca daha sonra seni görmeye gelecekler.” diye yanıt verdi. Bir müddet sonra odaya gelen Maenad, onların ikramları sunduktan sonra odadan usulca ayrıldı.

Aradan uzun zaman geçmesine rağmen hala koyu muhabbet sayesinde dünyadan bağlantıları kopmuşlardı. Bir müddet sonra Shingo ve eşi izin isteyerek kalkınca diğerleri de onlarla birlikte kalktılar.

* * *

Kristal Tokyo’ya gelen Chibi Usa güle güle saraya doğru giderken önüne koruyucuları çıkıverdi. Demeter, Chibi Usa’nın yüzündeki gülümsemeyle gülümsemeyle karşılık verdi. Neşeli bir şekilde “Küçük Hanım galiba evlilik sana çok iyi gelmiş.” diyerek onun yanına gitti. O da gülümsemesini bozmadan “Evet Demeter! Çok mutluyum!” diye bağırınca Hera, başparmağını ağzına götürerek “Şşşştttt! Küçük Hanım, bağırmadan konuşun. Sarayda önemli bir toplantı vardır.” diye tembih etti.

”Off neden beni tembihliyorsun. Ben bu sarayın prenseslerinden biriyim. Hatta da çok mutluyum.” diyerek somurttu Chibi Usa.

”Siz bir prensessiniz….! Lütfen prensesler gibi davranın!” deyip gülümsedi Hestia.

“Hestia doğru diyor. Artık küçük bir kız değilsin. Evli ve geleceğin Yeni Kraliçe Serenity II olacaksınız.” diye söze girdi Minerva. Chibi Usa bir süre duraksadıktan sonra ayağını yere usulca sürterek “Haklısınız kızlar. Küçüklüğümden beri hep bana arkadaş ve akıl ustası oldunuz. Kusuruma bakmayın.” diyerek yaptığı yanlışlığın farkına vardı.

“Hatanızı anlayacak olgunluktasınız. Boşuna üzülmeyiniz. Biz var oldukça yanlış hatalar yapmayacaksınız.” dedi Demeter ve sonra eliyle Chibi Usa’nın çenesini okşamaya başladı. Bu davranış onun hoşuna gittiği için gülümsemeye başladı.

Chibi Usa ve koruyucuları, uzun aradan sonra bir araya gelip neşeli sohbetler ederken Chibi Usa’yı bekleyen tehlike gelip çattı. Bir müddet sonra soluk tenli, kızıl saçlı, sarı güllerle korsajı süsleyen mor ve pembe bir elbise giyinen Lilica’nın iğrenç kahkahasıyla neşeli ortam bozuldu. Chibi Usa ve koruyucuları, kahkahanın nerde geldiğini bulmak için etraflarına bakarken Chibi Usa, arkasına bakarken onu gördü.

Chibi Usa ona dönüp tam söze gireceği sırada deyim yerinde hızlıca Chibi Usa’nın önüne geçen Demeter, kaşını çatıp “Senin ne olduğunu bilmem ama küçük hanımın bir kılına dokunmana asla izin vermeyeceğim.” diye bağırdıktan sonra cebindeki broşu çıkardı. Demeter’in davranışı karşısında Chibi Usa çok duygulandı. Diğer kızlar da broşlarını çıkartınca duygulanan Chibi Usa da broşunu çıkardı.

“Ceres’in Galaktik Gücü!”

“Juno’nun Galaktik Gücü!”

“Vesta’nın Galaktik Gücü!”

“Pallas’ın Galaktik Gücü!”

“Yeni Ay’ın Galaktik Gücü!”

Kızlar hep bir ağızdan “Harekete Geç!” diye bağırınca kızlar galaktik savaşçılara dönüşmeye başlamışlardı. Lilica da onların dönüşümlerini şaşkınlıkla izledi.

“Görmeyeli Chibi Usa daha da güçlenmiş.” diye şaşkınlığını belirtmişti. Ona ilk saldırdığında Chibi Usa Süper Yeni Ay Savaşçısı idi. Bu galaktik formu, Lilica’yı iyice tedirginleştirse de bunu onlara yansıtmadı.

Chibi Usa, alaycı bir tavırla “Benim bu formumdan mı korktun mu?” dedikten sonra koruyucularına bakarak “Kızlar hangi saldırıyı yapacağımızı biliyorsunuz?” diye sözlerine ekledi. Kızlar onun yanına gelip sıralamıştı.

Chibi Usa ve koruyucuları birlikte yürüyerek “Savaşçıların Özel Sarımsak Saldırısı” dedikten sonra Lilica’ya doğru üflemişlerdi. Lilica da “Yine mi aynı saldırı! Çok iğrenç kokuyor.” dedikten avuçlarındaki kara renkli yarasaları onlara doğru fırlattı. Bu yarasalar sayesinde sarımsak saldırısı başarısızlıkla sonuçlandı.

Chibi Usa ve koruyucularıyla birlikte pes etmemeye direndiler. Bu sefer son bir ihtimal olarak ortak saldırı yaparak Lilica’yı zayıflatma peşindeymişler. Chibi Usa kızlara bakarak “Şimdi!!!” der ve kızlar ile kollarını açarak “Pembe Hanım’ın Soğuk Öpücüğü!!!” diyerek Lilica’ya doğru buz parçalarını gönderdiler. Bu buz parçaları Lilica’yı bir süre dondurdu.

Daha sonra Chibi Usa elini havaya kaldırınca Elysion Düş Asası beliriverdi. Beliriveren asayı kapan Chibi Usa, bir adım öne çıkarak asayı havaya kaldırdı. “Karabasanları Yutan Pembe Düş Gelgiti!” diye bağırınca asadaki aynadan çıkan altın sarısı ışık kelebekleri bir araya gelip dev bir dalga oluşturdu. Bu dalga hızlıca donmuş Lilica’yı içine alıp gelgitler oluşturarak onu yavaş yavaş insana dönüştürürken onu donduran buzlar da kayboldu.

İnsana dönüşen Lilica, bitkin bir ses tonuyla “Teşekkürler Chibi Usa! Beni bu lanetten kurtardın sevgili arkadaşım.” dedikten sonra dizlerinin üstüne düştü. Chibi Usa onun yanına geldi ve “Ne demek biz kurbanları öldürme taraftarı değiliz. Hatta karanlığa istemeyerek kurban olan arkadaşlarımızı da…” dedikten sonra ona sarıldı. Lanetlenmiş insanları kurtarmayı annesinden öğrenen Chibi Usa, bu sayede dostunu öldürmek yerine onu iyileştirdi.

Bölüm Sonu!

Bleda & Kai

3 Eylül 1989 yılında Diyarbakır'da doğdum ve Keldani kökenli Türk vatandaşıyım. İlköğretim ve lise eğitimimi Diyarbakır'da aldım. 2011 yılından itibaren Ankara Bilimyurdu DTCF Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları bölümünü okuyorum. Okuduğum bölüm sayesinde Azerbaycan Türkçesi'ni severek öğrendim. Hikaye ve kompozisyon yazmayı çok seviyorum. İç dünyamı yazılarımla okurlarım ile paylaşmaktan zevk alıyorum. Kaan Güler ile tanışmamla ara verdiğim yazı çalışmalarıma yeniden döndüm. Bu dönüş bana çok şey kazandırdı. Yazdığım eserleri wattpad platformunda paylaşıyorum. Türkiye'de Hayran Kurgu Edebiyatı'nın temsilcilerinden biri olmak istiyorum.

Öne Çıkan Yorumlar

  1. Keşke bu hayran kurgu hikayenin temellerini bilseydim de tüm entrikalara, maceralara ve duygulara en az senin kadar ortak olabilseydim. Karakterleri kafanda o kadar güzel yontmuşsun ki… Senin gözünden görmek bilmeyen biri için bile ayrı bir keyif verdi. Kalemine sağlık, diğer hikayelerini bekliyor olacağım :slight_smile:

  2. Keşke Ay Savaşçısı animesine hakim olsaydın. Hayran kurgu yazarken ana kadronun iyi ve kötü karakterleri betimlenir mi? Bu konuda pek bilgim yoktur. Yeni karakter dahil ettiğim de onu betimlerim. Bölüm öyküleri yazarken 23 dakikalık bölümü baz alıyorum. Bu konuda eksikliklerimin farkındayım.

  3. Merhaba tekrar,

    Bu seriden 3. öyküyü okudum. İyi kotu 23 dakikalık bir anime gözümde canlanmaya başladı.

    Bununla birlikte dilde bir yabancılık var. Bionuza istinaden söylüyorum. Bu türe dair bir yazım mi, -ornegin japon gramatiginin çevirisi gibi- ya da bilinçli olarak bir lehçe mi tercih ediyorsunuz, bunu merak ettim.

    Onun dışında, bir edit metni daha da toplayacaktır. Ama dilin kullanımına dair sorumdan ayrı bu konu.

    Konseptleri sevdim, karabasani temizleyen renkli dalga örneğin o duyguyu veriyordu.

    Elinize sağlık.

  4. İsimler konusunda örnek verir misin? Hem hatalarımı görürüm hem de yanlışlarımı düzeltirim. Üç defadır sürekli şans verip okuyorsun. Kitabın çıkarsa inşallah alıp okururum. Yabancı karakterli öykülere pek alışık değilim. Yerli karakterli öykülerine tam destek veririm. Japonca dışında yabancı adları pek sevemiyorum. Helios, Lilica, Maenad terimleri, animenin yazarı Naoko Takeuçi kullanmış. Hayran kurgu yazdığım için onları değiştiremiyorum.

  5. İsimler değil yok. Şimdi tek tek aklımda kalmıyor tabi ama “sarıl sarıldı” bir ifade var mesela. Veya şimdiki zaman, rivayet geçmiş zaman ve di li geçmiş zaman karması pasajlar. Yanlıştan ziyade, düşünülen dil versiyon olarak farklı geldi bana.

    Kitabım çıkarsa ve okursan tabi çok mutlu olurum.
    Görüşmek dileğiyle.

Söyleyeceklerin mi var? Kayıp Rıhtım Forum'da yorum yap.

1 cevap daha var.

Yorum Yapanlar