Tüm Panayırların Heyulası
Öykü

Ölüm Meleğinin Milenyum Paydosu

Yaptığı şeyin doğru olduğundan o kadar emin ki. Başlamadan önce bir işaret bekler gibi kaskatı şekilde duruyor. Sonunda ılık ılık esmeye başlayan ve gömleğinin içine sızan rüzgârı kendisine işaret olarak seçiyor. Giydiği şey gömlekten çok, bembeyaz ve bol haliyle bir kefen gibi. Buluştuğu insanlar ona hep tarzının ilginç olduğundan bahsetseler de kastettikleri bu olmasa gerek. Ne var ki finalde kendilerini buldukları yer, bütün bu detayları anlamsız kılıyor.

“Adam bir psikopat. Şu bakışı görmüyor musun? Onunla bir yere oturmayı geçtim 50 kuruşun pazarlığı bile yapılmaz.”

Karşısındakinin başlangıçtaki tereddüdünü hatırlıyor. Arkadaşıyla aralarındaki bu diyaloğu duymuştu. İşte yine o gülümseme… Bir katilin değil, daha çok bir babanın şefkati okunuyor bu gülüşte. Elinde tuttuğu bıçak olmasa onu uzaktan görenler birazdan bir çocuğun başını okşayacağını düşünür. Ancak durum biraz farklı.

Ve ikinci işaret, kulağına gelen belli belirsiz sesler… Bugün biraz düşünecek. Bu sesleri ilk kez ne zaman duymaya başlamıştı? Ona ne anlatmaya çalışıyorlardı, bir anlamı var mıydı? Eğer gerçekten kurbanının canını almayacak olsa sesler sonsuza kadar devam eder miydi? Bu düşünceler aklını kurcalayıp hareketlerini yavaşlatırken sonunda ilk hamlesini yapıyor.

Hiçbir şey olmadı. Bıçak kurbanın boynunu kesmedi. Halbuki daha yeni bilemişti. Arkada ona yardım eden dörtlü tekrar başlıyor: “Allahu ekber Allahu ekber, la ilahe illallahü vallahü ekber. Allahu ekber velillehilhamd.” İkinci kez deniyor.

Kadın aniden çığlıklar atıyor. Adamın, elindeki bıçağı gerçekten kullanacağını düşünmemişti. Kendisini bağladığı sandalyeden kurtulmaya çalışsa da başaramıyor. Bıçağın vücuduna girmemesi için yalvarıyor. Adam üçüncü kez deniyor.

“Şişli’nin Dolapdere semtinde yaşayan kasap Efe Demirdağ, bir evin çatısına çıkıp önce atlamayı denedi. Psikolojik sorunları olduğu öğrenilen Demirdağ, saatlerce çatıda bekledikten sonra bileğini kesmeyi…” dördüncü kez deniyor.

Yüksek konseyde yargılanan ölüm meleği, görevi kötüye kullandığı gerekçesiyle hapsedilir.