Öykü

Virüs Kim?

Her kış sonunda olduğu gibi bu yıl da Doğa Konseyi toplanmıştı. Konsey Başkanları her sene olduğundan daha çok sinirliydi. Bu yıl konseyi Ağaçların Başkanı yürütecekti. Ormanın bize sağlamış olduğu salonda uğultular gitgide yükseliyordu. Gök gürledi, herkes sustu: Doğa Konseyi Yıl Sonu Toplantısı Doğa tarafından başlatılmıştı.

“Bu sene verileri toplamak yine Kuşlardaydı. Sözcüleri kimse buraya, yanıma gelsin.”

“Her yıl olduğu gibi bu yılda Dünya’daki tüm dostlarımızla el birliğiyle verileri bütünleştirdik. Her yıl olduğu gibi bu yılda geçen yıldan daha kötüyüz.” diye söze girdi Kuşların söz sahibi.

“O akıllı geçinen yaratıklar Doğa’nın güzelliklerinin yanına inşaatlar yaptılar, bir tanesi karşı çıkmadı, Jeotermal adını verdikleri bizim doğal enerjimizi, Doğanın enerjisini sömürmek için tesisler kurdular: ağaçlarımız kurudu, balıklarımız öldü… Kendi varlıklarını ve yaşamlarını bile tehlikeye atan, zarar veren, yapılar, tesisler inşa ettiler. Kendilerine zararı olan yaratıklardan bize iyilik mi bekleyeceğiz, orası ayrı. Göllere kendi yapay bahçelerini inşa ettiler, bazılarını tamamen yok ettiler… Maden arayışları temiz havayı, tüm ekosistemimizi tehlikeye attı, bir gram tereddüt yaşamadılar. Doğal türlerimizin, kaynaklarımızın olduğu yerlere mermerden yapılar diktiler. Yaşadıkları yeri çöp yığınına dönüştürdüler. Kendi teknolojilerinin gerisinde kaldılar, sonrasında yaşadıkları tek bir sorunda tüm Dünya’yı riske atmayı teklif ettiler, tereddüt bile etmeden. Doğa ağladı, o kadar ağladı ki bu zulüme yağmurlar şiddetlendi. Ağlayışı şiddetlendi, sarsılmaya başladı Doğa, Yeryüzü sallandı defalarca, sular köpürdü, değişmedi hiçbir şey. O kadar sinirlendi ki Doğa, kendinde zarar vermek pahasına alevler savurdu ama yine de gözleri korkmadı o yaratıkların. Hastalandı doğa, İklim Krizi dediler, Hayatlarının en sıcak, en soğuk ve en dengesiz zamanlarını yaşıyorlar. Bu bir savaştır. Dünya ile İnsanlığın savaşıdır. Ya biz onları yok edeceğiz ya da onlar kendileriyle birlikte bizi de yok edecekler. O yüzden vereceğiniz kararda tereddüt etmeyin dostlarım, her dakikalarına şahidim, onlar hiçbir zaman tereddüt etmediler bizim için.”

Sessizlik çöktü. O kadar acı bir sessizlikti ki bu.. Acımasızlıkları bir kez daha tokat gibi yüzümüze çarptı: yağmur çiselemeye başladı. Bir koala titreyerek züldü aramızdan.. “Ölüyoruz” dedi. “Hepimiz ölüyoruz bu virüsler yüzünden. 50 yıl içinde balık, memeli, çift yaşamlı ve sürüngen popülasyo larının yüzde 60’ı kaybedildi, kimler yüzünden? Biz tüm ailemizi kaybettik bu savaşta.. 8 ay yandı benim coğrafyam.. Evimiz yurdumuz her şeyimiz gitti.. Dostlarımız gitti.. Sadece bizim mi gitti sanıyorsunuz? Sizin her birinizin daha önce hiç karşılaşmadığınız türleriniz yok oldu. Tamı tamına 1 milyonu aşkın hayvan…” Nefesi yetmedi, öksürdü yavaşça. “1 milyonu aşkın hayvan öldü. Sorsanız insan kaynaklı çıkmadı. Kibriti ateşleyen onlar değildi diye masum mu oldular? İklim değişikliğinden kaynaklı dediler. Kimin yüzünden değişti: kim bozdu bu düzeni?”

“Asırlar önce Doğa ile yaptıkları anlaşmanın bir harfine bile uymadılar yıllardır. Artık bu anlaşma ebediyete kadar geçersizdir.” diye yavaşça söze girdi asırlık Ağaç. “Ordaydım. Adem’le Havva’dan beri zarar veriyorlar bize.”

Hayvanların Konsey Başkanı söze atıldı:

“Bu yıl virüslerini ölümcül yapalım. Küçük şeyler onları durduramıyor.” Virüslerin Konsey Başkanı öne çıkt:ı “Her türlü isteğinize hazırız. Gerekli hazırlıkları tamamladık. Nasıl bir şey istersiniz?” Ağaç düşünceliydi. Uzak diyarlardan gelen Koala atıldı: “İntikam isteriz. 8 ay boyunca ne bir bitki, ne bir hayvan… Hiç bir canlı nefes alamadı. Yaşarken nefes alamamak, içinize o keskin kokulu zehiri çekmek ne demek bilirler mi? Göğsünüze giren o ağrı ölmeniz için yalvarmanızın sebebi olur: Bilirler mi? Gözünüzün önünde aileniz, dostlarınız ölürken hiç bir şey yapamamak; yasını bile tutamamak nasıl bir duygudur, bilirler mi? Hepsini yaşasınlar isteriz.”

Konsey onay verdi. Virüsler yeni yıldan sonra kışa hazır olacaklarını bildirdiler. Seneye toplanmak üzere vedalaştılar. Hepsinin içi rahattı: Onlara kucak açan yuvaya, Doğaya karşı sorumluluklarını yerine getirmişlerdi sanki. Eve dönerken aklıma takılan şeyi sordum anneme tereddütle “Anne, neden Dünya’yı Doğa ve İnsanlar olarak ayırıyoruz? Onlarda Doğa’nın bir parçası değil mi? Konseyde de yoklar. Hem o virüsler napıcak onlara: öldürecekler mi? Biz de onlar gibi mi olucaz?” Annem biraz düşündü ve sakince önüme diz çöktü:

“Biz onlar gibi değiliz. Biz onlar gibi keyfine yakıp yıkmıyoruz, merakımıza yenik düşmüyoruz. Biz yakıp yıkarak sadece daha iyisi için çabalamıyoruz. Biz sadece yaşamak istiyoruz. Bu Dünya’yı onlar bu hale getirdi; onlar mahvetti. Ya onlar kendileriyle birlikte hepimizi yok edecek; ya da biz onları biraz sert uyararak toparlanmalarını sağlayacağız. Onlar da Doğa’nın bir parçasıydı bir zamanlar. Henüz Doğa’ya ihanet etmedikleri zamandı…”

“Biz onlar gibi değiliz.” diye yineledim kendi kendime.

Yolumuza sessizce devam ettik.

Virüs Kim?” için 5 Yorum Var

  1. SJack dedi ki: dedi ki:

    Kaleminize sağlık. İnsana gerçekten de Virüs Kim? sorusunu sordurtan sade ve güzel bir öyküydü. Doğa ve insanı karşı karşıya getiren ve kendi öz eleştirimizi yapmamız gerektiğini anlatan öykünüz için teşekkür ederim.

  2. Ben teşekkür ederim güzel dönüşünüz için. Yazım yanlışlarım için de kusura bakmayın…

  3. SJack dedi ki: dedi ki:

    Aslında metinde yer alan da’nın ilk başlardaki kullanımı bana yanlış gibi geldi. Hangi anlamda kullandığınız beni yanıltmıştı. O yüzden hiç değinmek istemedim. :slight_smile:

  4. nkurucu dedi ki: dedi ki:

    Seçkiye hoş geldiniz. Bakış açınız güzeldi. Biraz daha detaylı anlatmanız daha güzel olurdu ama bu hali de güzel. Ufak tefek yazım yanlışlarını siz kendiniz de bulursunuz zaten. Elinize sağlık.

  5. İyi bir konuya değinmişsiniz. Doğada bulunan karakterleri de iyi kullanmışsınız. Eğer bir öykü karmaşık konular, fazlaca olay işlemiyorsa bu öykünün kısa olmasını her zaman tercih etmişimdir. Siz de öyküyü uzatmadan gerekli bilgiyi ve düşünceyi işleyip bitirmişsiniz. Elinize sağlık.

Söyleyeceklerin mi var? Forumumuza gel ve sen de yorum yap!