Tüm Panayırların Heyulası
Öykü

Bene Dönmeden

Geniş kısa kanatların ve şekilsiz vücudunun elverdiği ölçüde hızla ve savsakça ilerliyordu. Gözlerindeki bozukluğun son günlerde artması nedeniyle yalnızca sesini işittiği kanatların kaynağını takip etmekten daha iyi bir işi olmadığını düşünmüştü. Sesin muazzam oluşu kaynağının diğer bir yarasa olmadığını anlatıyordu. Bataklıktaki canlılarla beslenen bir kuş olabileceğini düşündü. Ayrıca kanat sesinin yanında, yine kuştan geldiğini tahmin ettiği ritmik bir ses duyuyordu. Onu kuşu takip etmeye iten, boş fakat rahat gezintilerinden alı koyup onu vücudunu yoracak derecede hızlandıran işte bu sesti. Seste onu büyüleyen bir şeyler vardı; yediği en güzel yemden daha tatlı geliyordu ses, barındığı en güvenli mağaradan daha fazla aidiyet duygusu oluşturuyordu. Ne yazık, bir süre sonra kanatların sesi ritmik sesi bastırdı, sesin kaynağı hızlandı ve yükseldi. O zaman yolun başında olan, kapılmış olduğu sesi duyamaz oldu. Sese erişmek için kanatları ve vücudu yeterince düzgün değildi.

Uzun yapraklı kısa gövdeli ağaçlarıyla capcanlı, her an hareketli bataklıkta güneş ufka yaklaşıncaya dek amacı olmaksızın dolaştı. Bir süredir belli belirsiz de olsa geri gelen, ufak yüreğini hoplatan ses neden şimdi yükselmişti. Gezindiği süreç boyunca gözüne çarpan yaşlı ağacın yere paralel uzanan dallarından birine yerçekimine karşı koyarak kusursuzca asıldı ve dinlemeye başladı. Kıyıdan o türüne özgü sesi çıkaran kurbağayı fark etmesi fazla zamanını almadı. Şimdi oldukça bulanık da olsa genişçe bir nilüfer yaprağının üzerinde odaklanmış duran garip hayvanı görebiliyordu. Kurbağanın dilini mükemmel bir zamanlamayla kullanıp, üzerinde daireler çizen sineği yakalayışına tanık oldu. Bütün bunlar saniyeler içerisinde olup bitmişti. Yolun ortasında olan, acıktığını ilk o anda hissetti. Kurbağanın hareketlerine karşı duyduğu hayranlık onu da bir sinek yakalamaya itti. Tıpkı kurbağa gibi zamanlaması yeterince iyiydi fakat dili bu iş için yeterince uzun ve kıvrak değildi. Sineği yakalayamamakla birlikte, beceriksizliği yüzünden çıkardığı seslerle kurbağayı da o sevdiği sesle birlikte bataklığın ücra köşelerine uğurlamıştı.

Sesi bir daha duyabilmek, yanında hissedebilmek uğruna bedenini zorlamayı göze aldı ve tekrar yola koyuldu. Bir süre sonra izlendiğini hissetti. Küçük bedeninde kan dolaşımı hızlanmaya başladı zira büyük ve hızlı bir yaratık yaklaşıyordu. Yolun sonunda olan, yeterince hızlı değildi ve umutsuzluğa kapılmıştı. Son çare kendisini ağaçların arasında girişini hissettiği mağaraya attı. Duyuları burada hat safhaya çıkmıştı; sarkıtlardan, sütunlardan kaçınmaya çabalayarak hızla ilerliyordu. Şimdi o hayranlık duyduğu ses tekrar kulaklarını dolduruyor ve içindeki ümit kalıntılarını canlandırıyordu. Arkasındaki devasa yaratık karstik yer şekilleriyle dolu mağarada ilerlemek konusunda oldukça kabiliyetsizdi. Bu mağaranın onun sonu olması kaçınılmazdı.

Yolun sonunda olan, mağaranın çıkışına ulaşmıştı. Şimdi güneş dağların arkasında batmaktaydı, günün en sevdiği saatlerini yakalayabildiği için şanslıydı. Bataklık durağanlaşmış, ağaçlar karmaşık seslere ev sahipliği yapmayı bırakmıştı. Yalnızca en sevdiği ses daha da yakınlardan duyuluyordu. Vücudu rahatlamaya başlamış, kalbi huzurla dolmuştu. Başarısızlıklarını bir bir unutuyordu. Yeterince hızlı ve düzenli uçamıyordu, yemeğini sessizce pratik şekilde yakalayamıyordu belki. Bir kurbağa ya da kuş gibi atik değildi. Zaten ses de ne kuştan ne kurbağadan geliyordu. O bir yarasaydı, şimdi kendini bulmuştu ve ses başından beri onun becerikli yüreğinden geliyordu.

Bene Dönmeden” için 4 Yorum Var

  1. Merhabalar. Sakin, dingin bir öyküydü, yormuyor. Yarasanın gözünden bakma cesareti bile beğenmemi sağlardı, siz bir de duygusal yaklaşmışsınız. Çok da hoş olmuş. Seyir de güzeldi. Seçkiye hoş geldiniz diyerek gelecek seçkilerde de görüşebilmeyi umuyorum. Kaleminize sağlık.

  2. Merhaba, yorumunuz için teşekkür ederim bazı noktaları görmemi sağladı, elimden geleni ve her zaman daha iyisini yapmaya çalışacağım gelecek seçkilerde görüşmek dileğiyle. 🙂

  3. Öykünün uzunluğu yerinde olmuş. Okurken bir sonraki cümleye hızlıca geçmek, bir an önce ne oldu öğrenmek istedim; gerilimi iyi ayarlamışsınız.

    Ayrıca aşağıdaki gibi bir farklı bir anlatım önerim olacak,
    Seste onu büyüleyen bir şeyler vardı; yediği en güzel yemden daha tatlı geliyordu ses, barındığı en güvenli mağaradan daha fazla aidiyet duygusu oluşturuyordu.
    Onu büyüleyen bir şeyler barındırıyordu ses; hurmadan daha tatlı geliyor, mağarasından daha fazla aidiyet duygusu taşıyordu.

    Elinize sağlık.

    1. Teşekkür ederim elimden geleni yaptım size keyif verdiğine memnun oldum. Gösterdiğiniz şekilde kuracağım cümlenin o parçaya daha uyumlu olacağını şimdi görebiliyorum dikkatinize minnettarım.

Bir Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.Yıldızlı olan alanların doldurulması zorunludur. *