Tüm Panayırların Heyulası
Öykü

Cinsiyet Çıkmazı

Yıllar önceden belliydi yaşadıklarım. Yaşanacaklarıma isabet ediyordu. Bu kadarını da aklıma getiremezdim. Radyoda duyduğum habere önce inanamadım. Tekrar kanalı değiştirip bir kez daha dinledim. Kadın spiker boğuk bir sesle 18.10.2041 günü saat 24.00 itibarıyla erkekler dışarıya çıkmayacaktır, dedi. Bir dahaki açıklamaya kadar da dışarıya çıkan erkek vatandaşlara ceza verilecekti. Bu kararın alınma nedeni erkek neslinin tükeniyor olmasıydı. Devlet son vakalardan sonra buna karar vermişti. Güneşin etkileri, özellikle gündüz vakitleri, erkek vücudunu olumsuz etkiliyor, kemiklerinin un gibi dağılmasına, kaslarının gittikçe zayıflamasına hatta ölümlerine sebep oluyordu. Erkek sağlıkçılar evlerinden çıkamıyordu. Kadın sağlıkçılar gece gündüz çalışıyor, çare bulamıyordu.

Son otuz yıldır toplumda kendini güçlü görmek isteyen kadın, tam erkeklerle eşit seviyeye ulaşmıştı. İstediği farkındalığı fazlaca kazanmış erkeğin önüne geçeceğim derken kendini ezilmeye mahkûm etmişti.

Yirmi yıl önce markette alışverişi yapan, kasada poşetleri dolduran kadın ile kapı önünde aldığı keki yiyen erkeği gördüğümde şöyle demiştim: “Hayattaki yerimiz marketteki gibi değişiyor.”

On yıl önce sahilde sandalyeyi, masayı, mangalı sırtlayan kadın; arabanın yanında bir poşet taşıyan adamı gördüğümde şöyle demiştim: “Hayattaki yerimiz sahildeki gibi değişiyor.”

Erkekler güçsüzleşti, gücünü kaybetti, gücü yok oldu. Güçsüzlük ilerledi. Havadan sudan nem kapmaya başladılar. Ani ölümlerin artması Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı derhal bir kurul oluşturmaya karar veriyor. Bakanlık Erkekleri Koruma ve Saklama Bakanlığı adıyla kadınların başkanlık yaptığı bir kurul oluşturuluyor. Neslin devamı için mücadele vermeyi amaçlayan kurul uygulanacak maddelerini sıralıyor:

Madde 1 erkekler artık çalışamaz evdeki hafif işlere yardımcı olur Daha fazla zorlama olursa evdeki hanımını şikâyet edebilir.

Madde 2 erkekler proteinle beslenmeli hanımları en az üç çeşit yemeği önlerine koyup işe gitmeli

Madde 3 evin içerisinde kadınlar en fazla otuz kelime kullanmalı eşlerinin zihinlerini yormamalı

Madde 4 evde erkek çocuk varsa eğitimi için çocuklar için özel yazılmış maddeler Anneleri tarafından uygulanmalı

Madde 5 erkekler kendilerini kötü hissetmesin diye eşleri tarafından her türlü destek sağlanmalı

Madde 6 erkekler askere gitmeyecek vatan görevini yirmi yaşına gelmiş kızlar yapacaktır.

Bu maddeler sıralanırken yaşam bir taraftan devam ediyordu ama nasıl? Yorgun kadınlar, bitkin anneler… Hayatın her yerinde varlığını sürdüren kadınlar: otobüs şoförü, gardiyan, savcı, polis güvenlik görevlisi, şarkıcı, öğretmen, temizlikçi, çöpçü, bilişim uzmanı, moderatör, doktor, bekçi, imam… Cuma’ya artık kadınlar gidiyordu, cenaze namazlarını kadınlar kıldırıyordu. Doğanın şenliğini, ölenin yasını kadınlar yapıyordu. Çocuklara masalları anlatan kadın, toprağı da işliyordu. Eve kadın bakıyordu, yemeği pişiriyordu hayatın gidişatını yönlendiriyordu.

Kadın uzmanlar bu gidişata dur demek için bir araya geldi. 25.11.2062 günü erkekliğin ata tohumları uzun uğraşlar sonucu bulundu. Boğuk sesli kadın spiker hıçkırarak duyurdu: Güneşli bir gün insanlığı bekler.

Suay Arsev Işlakca

2006 yılında Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum. Çeşitli kurumlarda edebiyat ve Türkçe öğretmeni olarak çalıştım. Şu anda da özel bir okulda görev yapıyorum. Yazmayı ve okumayı çok seviyorum. Kendimi bu alanda yetiştirmek için çeşitli okuma gruplarında yer alıyorum. Yazma dersleri alıyorum. Çeşitli dergilerde kitap incelemelerim yayınlandı. Ayrıca Zeynep Kahraman Fuzün'un yazarlık dersleri sonrası ortak çıkarılan bir öykü kitabında öyküm yer almıştır. İzmir'de Barış İnce'nin yazma programına katılarak umutlu öyküler kitabında bir öykümle yer aldım. Yazmaya ve kendimi yenilemeye, çalışmaya devam ediyorum.