Tüm Panayırların Heyulası
Öykü

İki Kanat Yürümek İçin Yeter

Kim derdi Babür’ün o gün söylediklerinin çıkacağını. Sadece rüyasında görmemişmiş. Git Allah aşkına nereden de bilecekmiş o geleceği. Git Allah aşkına tövbe tövbe. Tam bir deli zırvası onunki deyip bir güzel dalga geçmiştik yaklaşık on kişilik arkadaş grubumuzda onunla. Az hayalet hikâyeleri dinlemedik Babür’den. Onun anlattıkları az kâbusum olmadı hani. Annem ve babam görüşmemi yasakladı ama aynı okulda olduğumuz için okul içindeki görüşmelerimize karışamadılar. Ayı liseyi kazanıp aynı yurtta kalmamızda O’nun kehanetiydi desem inanmazsınız şimdi siz bana. Ankara Fen Lisesi’nin yurdunda Babür ve Ayşe deyin iki dönem sonramız bile bizi tanır.  Babür’ün duru görü halleri biz fen lisesinde okuyan, bilimi rehber edinen öğrencilere bile garip gelmiyordu artık.

Üzerinden tam on yıl, on gün, on dakika geçti. O zamanlarda on yaşında ya var ya yoktuk her birimiz. Şimdilerde üniversite kazanan on genciz. 3 yakın arkadaş aynı şehirdeyiz. Diğer yedi arkadaşımız ülkenin yedi farklı ilinde okuyor. Garip ama hepimiz Babür’ün dediği gibi tıbbı kazandık. Bu kadarına pes çok çalışıp kazanmışızdır diye düşünmeniz ihtimal dahilinde ama benim asıl söylemek istediğim bu değil.

İstanbul’u kazandık üç yakın arkadaş. Babür Boğaziçi Felsefe’yi birincilikle kazandı. O’nun en çok istediği bölüm. Ben Çapa Tıp Fakültesi’ni, Zeynep Marmara Tıp Fakültesi’ni kazandı. Ankara, Afyon, İzmir, Erzurum, Sivas, Kütahya ve Diyarbakır arkadaş grubumuzun kazandığı iller. Bütün tahminleri tutu.

Kazadan bir gün önce, tam on iki yaşıma basacaktım. İki gün önce gelip yalvardı Babür babama “Sakın arabayla dışarı çıkmayın”. “Babür evde kalsın çıkmasın”. “Sakın çıkmasın” diye. En büyük burun kıvırmasını ben yapmıştım hatırlıyorum. Annem korkmuş, babam “Hadi ya olmaz öyle şey” demiş, ben “Deli bu Babür yine saçmalıyor işte” demiştim. Sokakta top oynayan Ekrem’i, Sinan’ı ve Gülcan’ı görünce içimde engel olmak istemediğim dışarı çıkma isteği peyda oldu. Hem gördüğü rüyalar sonrası altına çiş kaçıran çişli Babür’e inanacak değildim ya.

Ben, işte o kaza günü inandım Babür’e. Bacağımı kaybettiğimde, bu kahrolası değneğe bağlı kaldığımda. Lisede en büyük destekçim Babür’dü. Ruhuma kanat takan Babür.

Nazlı Ergin Duran

Edebiyata şiirle başladım. Ereğli Sanat Kurumu'nun düzenlediği kömür konulu şiir yarışmasında üçüncülük aldım. Amasya ve Nazilli belediyelerinin şiir seçkisinde şiirlerim yer aldı. Pendik Belediyesi yazarlık atölyesi kitabı Hasat zamanı 1 ve 2 de şiirlerim yer aldı. Okul Dergisi, Thmolos Edebiyat, Karabatak dergisinde şiirlerim yer aldı. Otamış dergisinde öyküm ve şiirim yayımlandı. Eğitimciyim.

Join the discussion at Kayıp Rıhtım Forum'da yorum yap.