Tüm Panayırların Heyulası
Öykü

Mürekkep Balığı ve Yazar

Her yazarın bir mürekkep balığı vardır. Denizler, yazarı olan mürekkep balıklarıyla doludur. Bir yazar kendi mürekkep balığını bulmadan opus magnum’unu yazamaz. Behir Güven de bu söylenceye inanıyordu. Şimdiye kadar altı roman yazmış, küçük bir kitle dışında anlaşılamamıştı. Bazı eleştirmenler onun yepyeni bir dil yarattığını ancak henüz keşfedilmediğini söylüyorlar, yeni yazacağı romanı merakla bekliyorlardı. Behir ise olumlu da olsa eleştirilerle pek ilgilenmiyor, bugüne kadar yazdıklarını beğenmiyor ve artık mürekkep balığını bulmak istiyordu.

Limanları dolaşıp balıkçılarla konuşmaya başladı. Mürekkep balıklarının daha çok geceleri yakalandığını öğrendi. Behir kokartlı bir dalgıçtı aynı zamanda. Balıkçılardan rica etti. Genç bir balıkçı ona zodyak botla eşlik ediyordu ve balıkçı teknesinin arkasından açılıyorlardı denize. Behir mürekkep balıklarının olduğu yerlerde durup dip dalıyordu. Bir gün gece dalışı yapacağını söyleseler inanmazdı. Kendi mürekkep balığını arama azmi ona büyük bir cesaret vermişti.

Geceler boyu denize daldı. Deniz, bottan zift gibi görünürdü. Karanlık ve ürkütücü. Balıkçı teknesinin arkasından açıklara doğru ilerlerken yeni yazacağı romanını düşünürdü. Bugüne kadar hep arayış içindeki, melankolik, hayatın kıyısında kalmış karakterleri anlatmıştı ve git gide yazdığı karakterlere benzemişti. Belki de karakterleri ona benziyordu. Bu sefer gemi yolculuğunda geçen bir hikâyenin peşine düşmeye karar vermişti. Tabii her şey mürekkep balığını bulup bulmamasına bağlıydı. Peki, onu bulduğunda o olduğunu nasıl anlayacaktı? Birbirlerini zaten tanıyor olmalıydılar. “Birbirimizi gördüğümüzde tanıyacağız.” diyordu kendi kendine. Daldığında başının üzerindeki ışık belli bir alanı aydınlatıyor oluyordu. Kuma paralel giden vatoz, kayaların arasından ona bakan müren, kamufle olmuş ahtapot… Mürekkep balıklarıyla da karşılaşmıştı ama o güne kadar hepsi kaçmıştı ondan. Anlamıştı ki, hiçbiri onunki değildi. O gece, tüpünde çok az oksijen kaldığını bildiği halde son anda çıkmıştı yüzeye.

Haftalarca gece dalışı yapmış, yine de kendi mürekkep balığıyla karşılaşamamıştı. Bu arada romanını yazmaya başlamıştı. Elde yazıyordu, beyaz kağıda dolma kalemle. Uzun bir gemi yolculuğu boyunca roman yazan bir adamın hikâyesiydi bu. Roman içinde romandı anlattığı… Behir ise romanını yazarken mürekkep balığını düşünmeden edemiyordu. Belki sadece onu aramış olması bile bir şeyleri etkilemişti. Saatlerce masa başından kalkmadan, kendini kaptırmış bir halde yazıyordu. Romanın yarısına geldiğinde ona isim verdi: Gece Dalışı. Romanındaki yazarın yazdığı romanın ismiydi bu aynı zamanda.

Yorgun ama kendinden memnun bir halde yatağa attı kendini. Gece boyunca uyku tutmadı. Sabaha karşı telefonunu eline alıp haberleri veren uygulamayı açtı. Yaşadığı şehrin denizinde yedi metrelik, dev bir mürekkep balığı yakalamıştı balıkçılar. Balığın fotoğrafına baktı uzun uzun. Bir an bunun kendi balığı olduğunu düşündü ama onu görmeye gitmedi. Yazı masasının başına geçti ve günlerce büyük bir heyecanla yazarak romanını nihayet bitirdi.

Kısa bir süre sonra Behir’in romanı yayımlandı ve eleştirmenlerden büyük övgü aldı. Bu sefer okur da keşfetmişti onu. Evet, bu bir başyapıttı. İnternette Behir Güven’in yeni çıkan romanıyla ilgili haberler dolaşırken yeni bir haber daha okunmaya başladı. Şöyle diyordu bu haberde:

“Yazar Behir Güven’in dalgıç kıyafeti içindeki cesedi sabaha karşı balıkçılar tarafından kıyıya vurmuş halde bulundu.”

Iraz Şensöz

İzmirli. Eskişehir - Anadolu Üniversitesi’nde İletişim Sanatları okudu. On yıl İstanbul’da reklam yazarlığı başta olmak üzere çeşitli “yazarlık” işleri yaptı. 2014’te küçük bir hayat yaşamaya karar verdi ve İzmir’e döndü. Öykü yazmaya başladı. Öyküleri Oggito.com, Öykülem, Öykü Gazetesi, Post Öykü, Yeni e dergisi gibi edebiyat dergilerinde ve Can Yayınları’nın öykü uygulaması Trendeki Yabancı’da yayımlandı. Luis Sepulveda, Sait Faik ve Salinger hayranıdır.

Öne Çıkan Yorumlar

  1. Merhabalar, öykünüzü kısa, sade ve akıcı olarak yazmış olmanız okurken keyif almamı sağladı. Ayrıca hikayenizin sonunu okumakla beraber hem şaşırdım hem de oldukça beğendim. Ellerinize sağlık.

  2. Avatar for Iraz Iraz says:

    Çok teşekkürler. Ne hoş bir yorum. Beğenmenize çok sevindim.
    Sevgiler, selamlar,

Söyleyeceklerin mi var? Kayıp Rıhtım Forum'da yorum yap.

Yorum Yapanlar