İstanbulum Çekirdeği
Gökyüzü, o gece yağmur değil, statik gürültü kusuyordu. Karaköy’ün arka sokakları, neon ışıklarının yansıdığı zehirli su birikintileriyle kaplıydı. Gökyüzü; mor,…
#171: TOHUM
Gökyüzü, o gece yağmur değil, statik gürültü kusuyordu. Karaköy’ün arka sokakları, neon ışıklarının yansıdığı zehirli su birikintileriyle kaplıydı. Gökyüzü; mor,…
Jean ile Jane’in ilişki bağları git gide kopuyordu. Araları açılan sevgililer birbirlerine vakit ayırmamaya başlamıştı. “Senin bu tavırlarından gerçekten sıkıldım…
Konsensüs Şehri’nde sabahlar, güneşin doğuşuyla değil, enselerdeki arayüz cihazlarının düşük frekanslı titreşimiyle başlardı. Aykut, kırk beşinci yaşının getirdiği o kronik…
Mutfaktayım. Saat muhtemelen gecenin biridir. Bir yandan kızım ve oğlumun beslenmelerini hazırlıyor diğer yandan yatıya kalan misafirler için hazırlık yapıyorum….
Ülkiye yavaşça yanıma ilişti. Sekiz kadındık Sığınma Evi’nde. On sekizden kırk sekize sekiz kadın. Kimimiz kocadan kimimiz babadan kimimiz oğuldan…
Rüzgârla birlikte savrulan yeşil bir çayırın ortasında öylece duruyordu. Beyaz elbiseli bir kızın koşarak kendisine yaklaştığını gördü. Kız yanına gelince…
Bir harita… Her baktığında farklı bir yönü gösteren, hiçbir zaman tutarlılık barındırmayan, iki yüzlü bir harita. Bir gün seni cennetin…
-Selim- Kurtarın beni. Kurtarın, ne olursunuz! Neler oluyor şu an? Anlayamıyorum… Hiçbir şeyi anlayamıyorum. Nefes… Nefes alamıyorum! Ellerim… Ellerimde kan…
Alpin: Hırs nedir biliyor musun? Bir neden bulduğunda insanı harekete geçiren bir kıvılcım, sonsuzca devam eden bir tutku. Ama ateş…
“Hangi aleme çıkar bu patika? Hangi bilinmezi gösterir? Ona varılır mı? Yoksa ondan kaçılır mı? Sırtımda bir ağrı. Kürek kemiklerimin…
Yüksek kürsüsünde, vakarın ete kemiğe bürünmüş hali gibi dimdik duran adam, çatık kaşlarının altındaki keskin bakışlarını odayı boğan karanlığın içerisinde…
Göreme doğumlu Las Vegas’ta yaşayan bir Türküm. Bunu Las Vegas’ta kimse umursamaz. Burada herkes bir yerlerden gelmiş zaten. Filipinler’den, Meksika’dan,…
Buruş buruş eski tip haritasını yorgun gözlerle takip ediyordu. Issız bir ormanın güneş girmeyen karanlığında, daha ne kadar bu bitkinlikle…
Siz hiç dünya haritasını açıp gözünüz kapalıyken parmağınızı herhangi bir noktaya koyup oraya gidip her şeye yeniden başlamak istediniz mi?…