Öykü

Dünyayı Değiştiren Masal

Ben bir masalım. Dünyada sayısız defa anlatıldım. Beni ilk Şehrazad anlattı ve onun hayatını kurtardım. Belki başka kadınların da hayatını kurtarmışımdır. Kim bilir? Beni aslında siz de iyi biliyorsunuz. Kısaca şöyleyim; kadın kahkaha atar, adam kadını öldürür. Bu hikâyeyi sonsuz defa yazabilirsiniz. Kadın yürür, adam kadını öldürür… Bir katil için her zaman bir neden vardır hatta bazen hiçbir neden yoktur.

Peki sonra adama ne olur? Peki sonra insanlar ne yapar? Peki sonra dünya nasıl bir yer olur?

Ben bir masalım. Beni değiştirin, çeşitlendirin, öyle anlatın. Beni hep anlatın. Ben gözü dönmüş erkekleri, kötü kalpli hükümdarları değiştirmek, iyileştirmek için varım. Ben belki yedinci, on ikinci hatta bin birinci gece anlatıldım. Ben bir masalım. Beni devran dönene kadar anlatın. Ben çocukların zihnini açmak için varım. Beni çocuklara anlatın. Beni annelere, babalara anlatın. Ben anlatılmak için yaratıldım.

Beni büyük yazarlar okudu. Onlara ilham verdim. Öykülerini yazarken benim cümlelerimi tekrar tekrar okudular. Sesli okudular, gece yatmadan önce okudular. Beni dostlarına, çocuklarına anlattılar. Beni yanlarında taşıdılar. Benim üzerime düşündüler. Benden etkilenip başka masallar yazdılar. O masalları da milyonlarca insan okudu. Devran dönene kadar da okumaya devam edecek.

Ben belki de sonsuza kadar anlatılacağım. Sonsuza kadar değiştirilip sonsuza kadar dillerde olacağım çünkü ben insanlar için yaratıldım. Ben dünyayı güzelleştirmek için yaratıldım. Çatal dilleri ve taş kalpleri yumuşatmak için… Yüzyıllardır dünyanın bütün kütüphanelerinde yaşıyorum. Dilden dile geçiyorum. Zihinlerin kıvrımlarında dolaşıyorum. Hayal gücünü tetikliyorum. Cesaret veriyorum. Büyülüyorum.

Bir gün… Bir gün dünya yaşanılır bir yer olduğunda ben yine var olacak mıyım? İşte bunu bilmiyorum. Belki bir gün bana ihtiyaç kalmayacak. Birkaç kişi “Eskiden şu masalı anlatırdık” diyecek sadece. Tam olarak da hatırlayamayacaklar. Tozlu raflarda unutulacağım. Dijital kütüphanelerde bir tıkla silineceğim ama yine de var olmaya devam edeceğim. Bir “tweet”, bir “blog-post”, bir mesaj, biz söz olarak var olmaya devam edeceğim çünkü zihinlerin ve kalplerin en derinlerinde yaşıyor olacağım. İnsanlarla bir bütün olmuş olacağım. Bir masalın en büyük arzusu budur. İnsanların hücrelerine karışmak, ruhlarıyla hemhâl olmak. Yani bir masalın en büyük arzusu şekil değiştirmektir. Şekilden şekle girmektir. İnsan olmak, havaya karışmak, rüzgâr, yağmur, güneş olmaktır. Bir masal ancak o zaman gerçekten var olabilir. Ben de bunun hayaliyle yaşıyorum. Dünyayı değiştirmenin hayaliyle. Dünya olmanın hayaliyle.

Durmayın, siz de anlatın beni. Gerçeği anlatın ki, yaşayayım. Anlatın ki, var olayım. Anlatın ki, bu dünya değişsin, güzelleşsin…

Şimdi bu sayfadan ağır ağır ayrılıyorum. Başka bir sayfaya. Başka bir dile, başka hayatlara. Beni okuyabilir, anlatabilirseniz benim aslında hep orada olduğumu göreceksiniz.

Iraz Şensöz

İzmirli. Eskişehir - Anadolu Üniversitesi’nde İletişim Sanatları okudu. On yıl İstanbul’da reklam yazarlığı başta olmak üzere çeşitli “yazarlık” işleri yaptı. 2014’te küçük bir hayat yaşamaya karar verdi ve İzmir’e döndü. Öykü yazmaya başladı. Öyküleri Oggito.com, Öykülem, Öykü Gazetesi, Post Öykü, Yeni e dergisi gibi edebiyat dergilerinde ve Can Yayınları’nın öykü uygulaması Trendeki Yabancı’da yayımlandı. Luis Sepulveda, Sait Faik ve Salinger hayranıdır.

Öne Çıkan Yorumlar

  1. Merhaba,

    Son derece yumuşak ama aynı zamanda coşkulu bir öyküydü. Ana fikri de yalın, yararlı ve temayla ilintiliydi.
    Masalın gerçeğe dönüşme arzusu çok güzel bir fikir.
    Sadece… Belki masala yola getirmek yerine cezalandırmak daha iyi bir uygulama olabilir. Ancak tabi bu öyküyle ilgili bir konu da değil.

    Ellerinize sağlık.

  2. Avatar for Iraz Iraz says:

    Harika bir yorum. Çok teşekkürler.

    Sevgiler,

Söyleyeceklerin mi var? Kayıp Rıhtım Forum'da yorum yap.

Yorum Yapanlar