Ankara Semalarında Uçan Daire ve Bir Ajan
Günece, Bakanlıktaki işinden her zaman olduğu gibi saat 17.00’da çıktı. Hafta sonu tatili başlamıştı. Kızılay’a uğrayıp birkaç işini halletti. Ardından…
#171: TOHUM
Günece, Bakanlıktaki işinden her zaman olduğu gibi saat 17.00’da çıktı. Hafta sonu tatili başlamıştı. Kızılay’a uğrayıp birkaç işini halletti. Ardından…
Önsöz Bu hikâyede beklediğin üzere (eğer bekliyorsan) uçan daireler dahil hiçbir olağanüstülükle karşılaşmayacaksın. Söz veriyorum. İtimat et. Asıl Söz “Çok…
“Şu şeyi ver diyorum, ımmm hani mavi şişenin içinde duran sarımsı suyun adı neydi?” Hasan etrafına baktı, yayılarak kurulduğu sekiz…
Ağrı Dağı’nın batısında bulunan Sinek Yaylası’na inen küçük uçan daire Ankara’yı ayağa kaldırmıştı. Ay ile Dünya arasında birdenbire beliren, atmosfere…
Galaksinin iyiliği için bir çocuğun ölmesi gerekiyordu. Bu düşünce her ne kadar Larn’nı rahatsız etse de profesyonel mesleğinin getirdiği kayıtsızlıkla…
Varoluşunu sonlandırmak isteyenlere dışarıdan müdahale edemezdik, ne etiğimiz, ne adaletimiz ne de erginliğimiz örtüşürdü bununla. Ama ya bu yok oluş…
“Ah geç– geç kalıyorum!” Bunları içinden mi yoksa dışından mı söyledi?Emin olmak için etraftakilere kaçamak bakışlar attı.İkide bir çantasını ve…
Nesrin daha hızlı koşuyordu ama Burcu’nun da ondan kalır yanı yoktu. İki genç kadın, kara bulutların siyahımsı morluğunu aktardığı çılgın…
“Zaman hiç kaybolmaz, kaybolan biziz,” diye fısıldıyor bileğinde mavi kelebek dövmesi olan adam. Sesi tanıdık geliyor. Kopkoyu bir karanlığa uyanıyorum….
Agamendo, Asilyon’u yavaş yavaş kendine doğru çekiyordu. Devasa bir kayanın içerisinde sıkışıp kalmış ve mavi yıldızlardan daha parlak bir ışıkla…
Salonun sol köşesinde bir somyanın üzerindeki kirli, mavi nevresimin üzerinde turuncu battaniye duvar kenarına toplaşmış. Yatağın üzerinde iki yastıktan kahverengi…
Aklımda bir garip bahar özlemi, Fikrimde mutsuz sonların vazgeçilmez etkisi. Bir kırmızı, bir karanlık içindeyiz. Cem Kısmet; Kırmızı Akşam çökünce…
Her zaman olduğu gibi her şey. Kuşlar ötüyor, gün doğuyor, gökyüzü kendini hazırlıyor, insanlar yavaş yavaş ayrılıyor yatağından, kimi ayna…
Edebiyat hastalığına yakalanmış olanlara ne denirdi? Şaşaalı bir isimleri var mıydı? Literopat, Edebitakık? Saçma… Sanırım adları yoktu. Belki böyle bir…