Traka’nın Kayıp Mızrağı
“Mızrakla öldürülmüş” diye fısıldadı. Ağzından saçılan tükürükler kulağımı, sağ yanağımı ıslattı. Belli etmeden silmeye çalıştım. “Saçmalama dedim ne mızrağı? Bu…
#171: TOHUM
“Mızrakla öldürülmüş” diye fısıldadı. Ağzından saçılan tükürükler kulağımı, sağ yanağımı ıslattı. Belli etmeden silmeye çalıştım. “Saçmalama dedim ne mızrağı? Bu…
— Ortalık iyice karışacak. Emniyet amiri Kürşat unuttuğu bir zamandan beri ilk kez korkuyordu. İstemsizce mırıldandığı sözcüklerin ardından kendini gençliğine…
Gençliğimde iyi ki Trabzon’a gitmişim. Fıstık yeşil yaylalarda gördüğüm her şeyin fotoğrafını çekene kadar akşam olmuştu. Oteller, kilo kilo metrelerce…
“Ah be çocuk! Nasıl olur da orman ve maden hikâyesini bilmezsin? Bu hikâyeyi herkes bilir” dedi yaşlı adam. “Anlatsana dede,…
O gün bebeklerimize gelinlik dikiyorduk, annelerimizin diktiği perdelerden artan tüllerle. Üzerine de pembe çiçekler konduruyorduk. Bahçenin kuytu bir köşesinde, lacivert…
Hava buz gibi bir soğuklukla iki kardeşi birer dal gibi sallıyordu. Kardeş demekle hata mı ediyorum bilmiyorum. Yok ama bu…
Mızrakların toplandığı inceleme salonunda tam bir saattir tartışıyorduk. “Bak burada, tam orta bölümde yanık izleri var, buradaysa mızrağın ucuna daha…
Şafak sökerken, pamuk şekerine dönmüş sis bulutları sivri kayalıklarla çevrili sıra dağların tepesinden vadinin üzerine doğru ağır ağır yayılıyordu. Rüzgâr…
Gidiyorum. Sağımdaki koltukta annem, hemen arkamda ebem. Bagaj tarafında da babam, küçük bir rolü olduğu için arkalarda duruyor tabii. Cildim…
Yazarın Notu: Merhaba, öyküye başlamadan önce belirtmek isterim ki Canwr karakteri ile ilgili bir evren oluşturuyorum. Bu karakterin bir başka…
M.S. 2505 Dünya Ozone’un telefonu çaldığında o galakside sadece 7 tane yaşadığına inanılan Anakadu Kuşu’nun kafesini temizliyordu. Bu kuşun insana…
Uzunca bir adam, solmuş bedeniyle boylu boyunca sedyeye uzanmıştı. Yanında boyu boyuna uygun, kana bulanmış bir mızrak ona eşlik ediyordu….
Gergindi hava; her an kopabilirdi, oltaya takılan büyük bir balığın çekiştirdiği misina gibi. Rüstem Bey tolgasını çıkarıp başını göğe çevirdi….
Serin bir nisan günü, kilolarca ağırlığıyla onu geriye çeken çantasını sırtlanmış, tepeyi tırmanmaya başlamıştı. Her iki elinde sıkıca tuttuğu sopaları…