Bir Çocuk, Bir Kedi ve Şehir
Yoksul semtin yırtık tenteli dükkânlarından birinin önünde anne kedi hayattaki son dakikalarındaydı. Ufak mı ufak, kendisi gibi dişi bir sarman;…
#171: TOHUM
Yoksul semtin yırtık tenteli dükkânlarından birinin önünde anne kedi hayattaki son dakikalarındaydı. Ufak mı ufak, kendisi gibi dişi bir sarman;…
Sokakları adımladıkça gecenin izleri ayaklarından toprağa düşüyordu. Nerelerde dolandı bilinmez bastığı yerlerde kurum lekesi bırakıyordu. Ruhundaki karamsarlık derinlere kök salmakla…
Hava iyice kararmıştı. Saatine baktı, dükkânı kapatıp eve gitme vakti çoktan gelmişti. Önlüğünü çıkardı, bir poşetin içine koydu. Akşam annesi…
Buket heyecanlı ve gergindi. Dile kolay, bugün eve görücüler gelecek ve babasından isteyeceklerdi onu. Makyajı sade, kıyafeti çok şıktı. Babası…
Arkasına dönmesiyle, ustasını kanlar içinde görmesi bir oldu. Daha beş dakika önce camları ayna gibi parlatmadığı için ensesine tokadı patlatan…
Yıllar yılı kırpılıp kısaltılmış ismi, son ve baş olarak ayrılamayacak denli birbirinin aynı iki öte ucu, çukurlarında plastik şişe kapaklarının…
Ağzımın içi aşağıdaki mahallenin kurumuş deresi gibi. Merdivenleri ikişer üçer çıkıyorum, gözümün önünde şelalelerce sular akıyor. Bu kadar yorulduğuma değdi…
Pileli etekleri seviyorum. Giyinmeyi de; giyindikten sonra aynanın karşısına geçip kendime sanki ekmek yiyormuş gibi bakmayı da. Üzerimde güzel duruyor…
Çocukken, Kasap Kamil vardı. Bıyıklarına bayıldığım, iriliğiyle gözlerimi dolduran. İlkokulda her yaz yanına çırak alsın diye yalvarırdım. Yalvarmalar haziranın sıcaklarında…
Celal, çocukluğundan beri babasının kasap dükkânında çalışıyordu. Celal, orta gelirli bir ailenin çocuğuydu. Babası eskiden beri bu kasabada olduğundan çoğu…
Büyülü elmasın imparator Rhuva’nın emriyle yok edilişinin üzerinden bir ay geçmişti ve şu ana kadar dikkate değer bir sorunla karşılaşılmamıştı….
Dükkânın arka tarafında, elindeki tahta kılıcı ustalıkla dans ettiriyordu. Karşısındaki hayali düşmana aman vermeden ardı ardına yapıyordu hamlelerini. Yıllar boyu…
Üç gündür bıçak boğazına dayalı olan Konstantiniyye’de gökyüzü; sanki tüm olan bitenden habersiz, bir Şubat gününden ziyade baharın habercisi gibi…
Çanların çaldığı ufak bir kasabaya / Önce fareler geldi, sonra veba… Gün batarken sokaklarda bir adam el arabasıyla ceset topluyordu….