Tüm Panayırların Heyulası
Öykü

Kelime Oyunu

“K” dedi Thomas.

“K mi?” diye sordu Alice, kafasını Thomas’ın çıplak kollarına iyice sokarak.

Her sevişmeden sonra ritüel haline gelen kelime oyununu oynuyorlardı. Oyunun kuralları şöyleydi, taraflardan biri bir harf söyleyecek, diğeri o harften zor bir kelime üretecekti. Harfi belirleyen kişi belirlenen kelimeden bir öykü oluşturacaktı. Kaybeden, tüm bir hafta evin işlerini yapmaktan ve çocuklarla ilgilenmekten sorumluydu.

“Evet, K” diye ısrar etti Thomas. “Bu sefer beni yenemeyeceksin. Tüm bir hafta keyif yapan ben olacağım”. Thomas’ın yüzünde beliren hınzır gülümsemeye takıldı Alice “Bu sefer gerçekten belden aşağıya vurdu” diye geçirdi içinden.

Thomas’ın yüzündeki gülümsemeden daha büyük bir gülümseme ile “Kamikaze!” dedi Alice. Thomas şaşırdı ve itiraz etmek istedi, ama Alice’in nasıl bir çetin ceviz olduğunu ve geri adım atmayacağını bildiğinden sustu. Zaten Alice’in bu özelliğine aşık olmuş ve kısa sürede evlenmeye karar vermişti.

“Peki” dedi Thomas. “Kamikaze demek.. Başlayalım öyleyse”.

Duvarları eski tuğladan yapılmış, her tarafı nem kokan 13. yüzyıldan kalma bir şatonun kapısında yüreği kadar küçük elini, sosyal hizmetlinin büyük elleri arasında kayboluşunu izler Isabella. Merakla bekler ve adamın yüzünden ne olduğunu anlamaya çalışır. “Hadi” der adam “Bay Marcello bizi bekliyor, acele etmeliyiz” diyerek cebinden çıkardığı saate bakar. Adam bu sözleri söylediğinde Isabella’nın aklına annesinin anlattığı tavşan deliğinden içeri giren kızın hikayesi gelir. O an adamın o hikayedeki tavşana benzediğini hayal eder ve kıkırdamaya başlar…

“Offf!!!” “İsmimin anlamını vurgulamasan olmaz sanki di mi?” dedi Alice , çıplak göğsünü Thomas’ın göğsünün üstüne koyarken.

Isabella küçücük adımlarla adamın yanında koşar gibi yürümeye devam eder geniş bahçeden geçerken. Üzerinde yılan desenli demir tokmaklı kırmızı demir kapının önünde dururlar. Adam, acele ile zili çalar ve tekrar tavşan gibi saatine bakar. Kravatını, şapkasını, ceketini düzeltir. Kapı açılır ve karşılarında siyah elbisesi ve beyaz eldivenleri bulunan orta yaşlı bir hizmetçi ile karşılaşırlar. Isabella,  daha önce de böyle beyaz eldivenler giymiş kadınlar görmüştür annesi hastanede yatarken.. Annesine hastalık bulaştırmamak için giydiklerini düşünmüştür hep. “Ahh, sanırım bu kadında hasta” diye içinden geçirir. Beyaz eldivenli hizmetçi içeriye buyurun işareti yaparak eve davet eder.

Büyük memer bir avludan geçip, Bay Marcello’nun çalışma odasına girerler. Koca deri bir koltukta beyaz saçlı gözlüklü bir adamın oturduğunu görür küçük Isabella.

Adam, gözlerini Isabella’dan ayırmadan “Güzel” diyerek yerinden kalkar ve adama bir zarf uzatır.  Adam, “Isabella,  bu beyefendi Bay Marcello, seninle artık O ilgilenecek. Uslu dur ve ne derse yap” diyerek acele ile odadan çıkar.

“Bekle biraz, kahveleri yapıp geliyorum” diye apar topar yataktan çıktı Alice. “Ahhh…Hala çok güzel “diye geçirdi içinden Thomas,  Alice’in arkasından bakarken.

“Merhaba Isabella. Bundan sonra burada kalacaksın, zamanı gelincede iyi bir asker olarak ayrılacaksın” der Bay Marcello.

Asker olmak…Babası da askerdi Isabella’nın, yani en azından annesi öyle söylemişti. Babası hakkında bildiği tek şeyde buydu zaten.

Hastalıklı kadın? Isabella’nın yanına yaklaşır ve elinden tutar “hadi” der “seni odana götüreyim”.

“Odam mı?” diye geçirir içinden “nasıl yani benim kendi odam mı olacak?” mutludur ve heyecanlıdır Isabella.

Uçağıyla hedefine kilitlenmiş, tanrının rüzgarını son kez yüzünde hissederken aklından geçen anının bu olması ne tuhaftı…Zaten, en son o zaman heyecanlanmıştı Isabella, sonrasında hep güçlü olmaya ve içindeki çocuğu öldürmeye zorlanmıştı. Gözlerini kapayıp kendisini annesinin kollarına bıraktı.

Alice, Thomas’a baktı ve “tamam Thomas, bu hafta keyif yapan sen olacaksın” dedi. Örtünün altında vücutları birbirine kenetlenmişti.

Kelime Oyunu” için 5 Yorum Var

  1. Olay bütünlüğünü bozmadan farklı kurgu ve çağrışımlara yer verilmiş, başarılı buldum tebrikler.

  2. Merhabalar.
    Thomas’ın Kamikaze kelimesini duyduğunda verdiği tepkiyi seçkinin ismini gördüğümüzde hepimiz vermişizdir muhtemelen.
    Güzel ve farklı bir öykü içinde öyküydü.
    Ellerinize sağlık, gelecek seçkilerde de görüşebilme umuduyla.

  3. Merhaba;
    Alice’in kahve yapmaya gitmesine kadar olan bölümle ondan sonrası farklı kalemlerden çıkmış gibiydi. İlk bölüm(kahveye kadar) güzel bir akış içinde, sakince giderken, ikinci bölüm zaman kullanım hatalarının olduğu, hızlandırılmış ve bir an önce bitirilmek istenmiş gibi geldi bana açıkçası. Güzel olabilecek bir öykü, belki üzerinde biraz daha durmak gerekir. Ellerinize sağlık, sevgiler

burcu için Yorum Yap Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.Yıldızlı olan alanların doldurulması zorunludur. *