Öykü

Atıf

Penguen kürsüye doğru yol aldı. Her zamanki gibi en güzel takım elbisesini giymişti. Yalpalaya yalpalaya merdivenleri çıkmaya koyuldu. Yanında gezinen, güneş gözlükleri takmış maymunlar bir etraflarına bakıyorlardı bir Penguen’e. İnsan denilen düşük kalitedeki organizmanın derisinden yapılan koltuklarda uyuklamaktan dolayı oluşan göbeği yüzünden sendelemesiyle, maymunlardan üç tanesi hemen ileri atıldı. Kısacık, işe yaramaz kanatlarından tuttukları Penguen’i yukarı taşıdılar. Penguen, anca kürsünün önüne tek başına gelebildi. Bir kanadını kaldırıp, yüzündeki iğrenç gülümsemeyle selam verdi onu izleyen koyunlara doğru gagasını aralayıp konuşmaya başladı. Tabii bir yandan konuşmasından sonra aynı gece kasaplarla yapacağı gizli toplantı geldi aklına. Gaga-sağında mikro bi’ gülümseme vardı. Kendi derilerini koltuk yapmak için kullanılan insanoğlunun en aşağılıkladır kasaplar, diye düşündü.

Yan yana duran ve kesişen iki daire içinden izliyordu kertenkele Penguen’i. Tam da en ateşli anındaydı konuşmasının. Dürbünü yere bırakan kertenkele kenarda duran uzun menzilli, dürbünlü tüfeğini eline aldı. Uzandığı yerden tüfeğin destek ayaklarını açıp yere sabitledi ve tam iki kilometre uzaktan tek bir daireden izlemeye koyuldu Penguen’i. Tetik parmağını hafifçe esnettikten sonra kırmızı, kesişen iki çizgiden oluşan imi Penguen’in kaşları arasındaki hizaya getirdi. Biraz sonra yapacağı suikastın nelere yol açacağını düşündü.

12.7 x 99 mm mermi, Penguen’in tüylerle dolu alnındaki deriden içeri girdikten hemen sonra kafatasını parçalayacak. Ufacık beynine, sayfa düzlemine dik küçük bir eksen çizgisi çekecek. Bu olurken Penguen, milyonlarca iğrenç fikri hemen yok olmadan önce izleyebilecek. Akabinde kafasının hemen arkasından çıkmaya yeltenecek kurşun ama başaramayacak, çünkü ortada bir kafa kalmayacak. Bunu gören koyunlar hemen kaçışmaya başlayacak, bir yandan da maymunlar önüne gelen şüpheli tiplere ateş edecek. Birkaç masum koyun ölecek ve diğer koyunlar buna çok ama çok kızacak. Büyük çoğunluğu Penguenler Binası’nın basmaya gidecek. Mağazalar yağmalanacak. Çoğu Penguen yakalanıp linçe uğrayacaklar. Kasaplar kendi satırlarıyla doğranacak. Fabrika sahibi ayılara karşı işçi koyunlar ayaklanacak. Boyunlarındaki kravatlarla tutsak edilmiş ve önlerine malak gibi masalar koyulmuş koyunlar sandalyelerden kalkıp çakallara günlerini gösterecek.

Ve kaos başlayacak. Bütün koyunlar özgürlüklerine kavuşacak.

Kertenkelenin tek yapacağı birazcık tetiğe asılmak olacak. Tam da istediği an gelmişti. Bütün koyunlar konuşmanın sonunda me’lerken ve alkış tutarken zevkle kasılmış Penguen’in yüzünü darmadağın edecekti kertenkele. İyice odaklandı… Bekledi… Ve birden parmağını tetiğin üzerinden çekti. Az önce düşündüklerinin üzerinden geçti. Hiçbir kelimede koyunlar aslanlara dönüşmüyordu. Yüzünü dürbünden geri çekti. Kertenkele biraz bekledi orada. Hayır! Birden silahını parçalarına ayırıp çantasına yerleştirmeye başladı. Arkasına bakmadan gidecekti. Bir an önce kanalizasyonuna dönüp, bir düşün gerçekleşmesi umutlarının yıkılmasına içecekti.

Erdem Tekin

Öne Çıkan Yorumlar

  1. Şu kasapları açalım hocam :slightly_smiling_face: mevzu derin. Elinize sağlık. Kocaman bir atıf olmuş 🙋

  2. Mercan says:

    O sondaki bekleyiş ve vazgeçiş. Bugün ki gerçekliğimizin güzel bir yansıması olmuş öykünüz. Emeğinize sağlık!

  3. Çok teşekkür ederim. İmla ve cümle bozukluklarımı farkettim, kusuruma bakmayın. Fikri gönderme heyecanıyla bir çok kusurumu görememişim. Türkçe dil kurallarından özür dilerim :slight_smile:

Söyleyeceklerin mi var? Kayıp Rıhtım Forum'da yorum yap.

Yorum Yapanlar