Salgın ve Şaman
Altay’ın yüce dağlarının eteğinde; güneşi tuğ, gökyüzünü çadır belleyenlerin yerinde; bahtı, Erlik’in tahtından daha kara bir boy vardı. Öyle ki,…
#166: BUZUL
Altay’ın yüce dağlarının eteğinde; güneşi tuğ, gökyüzünü çadır belleyenlerin yerinde; bahtı, Erlik’in tahtından daha kara bir boy vardı. Öyle ki,…
Mutfaktan yumurta ve kahve kokusu geliyordu. Kalktı. Fadime kahvaltıyı hazır etmişti. Karşılıklı iki tabak, tabağın solunda çatal, sağında bıçakla peçete….
“Sessizliğe ihtiyacım var,” demiştim. Hayatta en mümkünsüz şeyi istiyormuşum gibi hissettim. Kendi kendimle dalga geçtim: “Neden olmasın? Şöyle içten, odaklanarak…
Tarlayı sürdükten sonra evine gidiyordu Kazım. Tekdüze yaşamında her gün gerçekleştirdiği, ona sıradan gelen gidişatı vardı. Sabah tarlaya gitmek, akşam…
Ivorrhea’nın şanlı ovalarına kudretli bir dizginlik hakimdi. Sıvacı kuşları göğün parlak haresine doğru kanat çırparak halkalar çiziyor, şakıyarak inişe geçerken…