Öykü

Yeşil Işık

Sabah saat 7 civarında yatağımdan yeni kalkmıştım. Önce içmem gereken hapları içtim ve teleskobumun başına geçtim. İzlediğim bölgede herhangi bir hareketlenme yoktu ve yapacak başka işim de yoktu. Uzaklara, yıldızlara uzun süre baktım, geri döndüm ve yatağıma yattım. Araştırmamla ilgili bir kitap okudum sonrasında battaniyeyi kafama kadar çekip hayatımla ne yaptığımı düşündüm. Tam o sırada yeşil bir ışık odamın geniş tek penceresinden içeri girdi ve beni anında ayağa kaldırdı. Işık kör ediciydi ve kaynağını biliyordum. Hemen gidip çekmecemden özel ışık engelleyici gözlüğümü aldım ve taktım. Karşımda duran sekiz haftadır beni yatağımdan bir aceleyle kaldırıp düşüncelere gark eden uçan beyaz cisim yine oradaydı.

Arkadaşlarımla geçirdiğim soluksuz tartışmalarda kanıtsız bir şekilde savunduğum bu tanımsız cismi sekiz haftadır düzensiz aralıklarla görmek sinirlerimi bozuyordu. Eğer asosyal ve güvensiz birisi olmasaydım belkide onları kaybetmek uğruna bile olsa arkadaşlarımı çağırıp göstermek isteyebilirdim. Yine de halimden mutluydum çünkü o oradaydı ve beni izliyordu. Her geldiğinde kendimi değerli ve korunaklı hissediyordum.

Ertesi sabah erken kalkıp işe gitmek için hazırlandım. Otobüs beklerken onu düşünüyordum, otobüsten inerken onu düşünüyordum, işte onu düşünüyordum, eve geldiğimde yine onu düşünüyordum.

Eve vardığımda onu, beni beklerken bulmam içimi ürpertti. Karşımda duruyordu, o abuk sabuk uçan cisimden inmiş ve yatak odamın içine kadar gelmişti. Ne yapacağımı bilemedim, kaçmaya başladım arkamdan geliyordu. Hemen alt kattaki sığınağımsı dar odaya girdim ve uzun süre orada bekledim. Tam çıkacaktım ki bir ses duydum “Oradan hemen çık”. O sesi duymamla uyanmam bir oldu, otobüste uyuyakalmıştım ve son duraktaydım, otobüsten indim eve doğru yürümeye başladım. Köşedeki büfeden okuduğum bilim dergisini aldım, para üstü beklemeden hemen kaçar adımlarla uzaklaştım, son durak evime çok da uzak değildi ve güzel bir akşam yürüyüşü olacaktı. Telefonumdan dinlediğim bir podcasti açtım, kulaklığımı taktım ve kulaklığımı çıkardım.

Muazzam derecede sert bir ses bana “Oradan hemen çık” diyordu. Uyandım, evdeydim ve o sığınağa benzeyen küçük odadaydım. Korkudan titriyordum acaba bu canlı benden ne istiyordu, zaman mekan kavramına nasıl hükmediyordu. Bana elini uzattı, eli; uzun, soğuk ve kemikliydi. “Senin için geldim”dedi. Cevap vermedim, “Bu gezegenden gitmelisiniz” dedi yine cevap vermedim. Beni sertçe çekip uçan cisme götürdü ve daha önce hiç görmediğim kadar fazla güzellik beni bekliyordu. Kadınlar, yemekler ve güzel olan her şey. Utangaçlığımı unutmuştum, kadınlarla konuşuyor, yemek yiyor ve sınırsız eğleniyordum.

O sırada hepimiz mutluyduk, dışarıdan küçük gözüken o uçan cisimde hayatımızda hiç olmadığımız kadar mutluyduk fakat bir şeyi bilmiyorduk. O lanet olasıca varlıklar bizi aciz ve kötü yaşantılarımızdan koparıp bir hücreye hapsetmiş dünyevi zevklerimizi bize damar yoluyla pompalıyordu ve kimsenin haberi yoktu. Dünyanın geri kalanının hatırlamayacağı, kimsenin tanımadığı onlarca kişiyi sadece biraz teşvikle kendi saflarına çekmişlerdi ve bundan geri dönüş yoktu. Bu varlıklar dünyayı ve içindekileri bitirmek istiyordu ve başarmışlardı.

Sina Ahmet İşsever

Öne Çıkan Yorumlar

  1. Selam,

    Metni profesyonel olarak incelersek konuşacak çok şey var ama amatör olarak yazdığınızı düşünerek ufak tefek tavsiyelerde bulunayım. Öncelikle çok fazla kullandığınız “ve” leri azaltmanızı tavsiye ederim. Çeviri dili hissiyatı veriyor, estetiği bozuyor. Buna destek olarak;

    Güvensiz fazla ithal. Insecure’ün direkt Türkçesi. Bence bunun yerine özgüveni düşük, özsaygısı düşük kullanılabilir.

    Aynı şekilde. What am I doing with my life. Çok çeviri. Hayatımı niye böyle harcadığımı, geleceğimle ilgili bir planım olup olmadığını gibi alternatifler düşünülebilir. Ya da ufak bir “ilgili” sıkıştırılabilir araya.

    Daha başka eleştiri isterseniz çok şey yazabilirim yardımcı olmak adına. Kaleminize sağlık.

  2. Merhabalar,

    Sana faydalı olacağını düşündüğüm birkaç tavsiye vermek istiyorum. Hikayeyi kovalamamalısın. Cümlelerinde aşırı hızlı geçişler bulunuyor. Yani bir paragrafta hem güne başladığını, hem uzaylı yaşam formları ile tanıştığını, hem de akşam güzel bir yürüyüş yaptığını anlatırsan hikaye derinselliğini yitirir. Bu kısa hikaye için bile oldukça kısa bir yaklaşım, emin ol. :slight_smile: Daha yedire yedire yazıp betimlemeler kullanmalısın. Çok fazla üst üste yaptım, gittim, çıktım diye temellendirdiğin cümlelerden kaçınmalısın. Açıkçası sonunda kan yoluyla bağdaştırman benim hoşuma gitti fakat çok kısa olmuş. Keşke biraz daha uzun yazsaydın. Devamını getir çalışmalarının bakalım, başarılar!

  3. Okuduğunuz ve eleştirdiğiniz için teşekkürler.Çeviri kokan cümleler kullanmamı çok fazla çeviri kitap okumama yoruyorum bu konunun üstüne düşeceğim.Diğer eleştirilerinizi de duymak isterim.

  4. Öncelikle okuduğunuz ve yorum yapma gayretine girdiğiniz için teşekkür ediyorum.Hikaye yazarken sonunda ne olacağını bilmeden hikayenin içine öğrenerek ilerliyorum bu da bazı yerlerde hızlı geçişler olmasına yol açıyor.Tavsiyeleriniz için teşekkürler.

Söyleyeceklerin mi var? Kayıp Rıhtım Forum'da yorum yap.

Yorum Yapanlar