Öykü

Çöpçü

Gökyüzü biraz farklıydı o gün. Her zamanki gibi yağmur yağarken, Hasan evin saçağında yoktu. Hasan’ın adını da bilmezlerdi aslında. Çöpçü kalmıştı adı. Ama yağmur öyle şiddetli değil de okşar gibi hani rahmet dedikleri gibi yağıyordu. Mutlu ediyordu gökten düşen her damla, öyle narin öyle başka. En sevdiğiniz renk ne ise işte öyle yağıyordu. Hasan bilirdi bu yağmuru, sokakta olmasa da tenine değmese de yağmur kapalı kapılar ardında bile bilebilirdi yağmurun yağdığını. Ama o sabah Hasan hiçbir şeyi fark edemeyecek kadar kaybolmuştu.

Hasan’a göre her günün ayrı bir ritmi vardı, günleri böyle ayırt ederdi. Her gün özenle hazırlanırdı. Mutlu sayılmasa da huzurluydu diyelim. Her gün düzenli gördüğü yüzler vardı, her birinin yüz çizgilerini, yürüyüşlerini kafasına kazırdı. Gece yatağa uzandığında en büyük eğlencesi gün içinde gördüğü insanları bir oyunun içine koymaktı. Göbekli memur Serkan abiyi karısı Leyla’yı, yeşil gözlü mühendis beyi, o gün adını bilmediği semt yabancılarını ve en önemlisi Ahsen’i düşünürdü. Köşe kapmaca, ip atlama, kaydırak, satranç oynardı sonra bunlar biter kendi kendine oyun uydururdu. Düşlerinde bile oyunlar devam ederdi. Esasında mahalledekilerle çok konuşmazdı zihnindeki hallerini bozmak istemezdi. Hayal kırıklığına yer yoktu Hasan’ın bünyesinde. Yalnız Ahsen ile konuşmak için can atar bir türlü yeterli güce erişemezdi. Her gün yeniden yeniden aynı istekle uyanırdı. Televizyonda denk geldiği bir filmde geçen konuşmada akıl veriliyordu bir aşığın birine kızı takip et sonra uygun zamanda konuş diye. Düşündü Hasan da. Niye daha önce aklına gelmemişti. Takip edecekti. Tek tatil günü olan pazar günü saklandı bir köşeye Ahsen’i bekledi. Çıkınca Ahsen peşinden yürüdü. Ormandaki yürüyüş yoluna girdiler, Ahsen’in kulaklıkları kulağında. Hasan, Ahsen’den başkasını görmüyor, koklamıyor, duymuyordu. Ahsen aniden koşmaya başladı, Hasan da arkasından. Bir süre sonra Ahsen’i kaybetti, ama koşmayı sürdürdü. Artık insanlardan da uzaklaşmış ormanın tam içinde nereye gittiğini bilmeden bir koşuyor bir yürüyordu. Farkında olmadan cıvık bir şeye bastığını hissetti. Ama bu şey gittikçe adım atmasını, nefes almasını güçleştiriyor sanki boğuyordu. Bedeninin battığının farkına varmıştı, ama çok geçti. Aslında pek bir şey yapmak da gelmiyordu içinden. Ne yapabilirdi ki? Çoktan kaybolmuştu. En son gözleri kalıncaya kadar hiç kıpırdamadı gözleri bile oynamamıştı. Belki nefes bile almıyordu. Neden sonra gözlerini kapatmayı Ahsen’i tekrar görürüm ümidiyle aklına getirdi. Gözlerini kapatmaya vakti kalmadan bataklık onu yuttu. Yalnız gözlerini kaybetmeden bir şey söyler gibi olur, bir mırıltı, kayboluş çağrısı.

Çöpçü” için 6 Yorum Var

  1. hilay dedi ki: dedi ki:

    Oykude gecen yağmurun guzel betimlenmesinden yada hasanin kendine kurduğu guzel dus dunyasindan olsa gerek tadi damagimda kaldi. Oldukca hos ve samimiyet içeren bir oykuydu.yalnizca beni karakterin adinin surekli tekrar edilmesi birazcık rahatsız etti. Bir de batakliga batarken hasanda olusan duyguları biraz daha derinden hissetmek daha hos olurdu gibime geldi. Elinize saglik :blush:

  2. Merhabalar,

    Kısa öykü yazmak zordur ama tadı da başkadır; yazara üzerine düşebileceği nice zaman bırakır ki bu da harika bir avantaj. Öte yandan dezavantajları da yok değil; minik bir metinde küçücük bir hata bile okuyucuya devasa gibi gözükebiliyor. Misal, birkaç yerde aynı cümle içinde kelime tekrarına düşmüşsünüz. Bir iki yerde de virgül eksikliği cümleyi anlamayı zorlaştırıyor.

    Kısacık bir alana sığdırdığınız karakter detaylarını ve ‘‘Hasan, Ahsen’den başkasını görmüyor, koklamıyor, duymuyordu.’’ cümlesini ise çok sevdim.

    Ellerinize kaleminize sağlık.

  3. Kitsune dedi ki: dedi ki:

    Merhabalar,

    Anlatımınızı güzel ve akıcı buldum. Başlarda Hasan isminin fazla geçmesi beni de birazcık rahatsız etti.

    Yalnız, öykü çabucak bitti. Daha uzun olsaydı da bu kadar çabuk finale bağlanmasaydı keşke. Böylelikle okur olarak öykünün dünyasına daha fazla dahil olabilirdik, diye düşünüyorum. Kaleminize sağlık. :slight_smile:

  4. Morghi dedi ki: dedi ki:

    Ben beğendim. Güzel olmuş.

  5. Ziya dedi ki: dedi ki:

    Tam öyküye kapılmış gidiyordum ansızın bataklıga gömülmek haksızlık bence. Telafisi olmalı. Tesekkur ederim güzel öykü için.