Öykü

Ak Kızlar ve Furfural

Ne güzel konuşurlar canları isteyince. Benim kurduğum cümleler çok anlamsız gelir kulaklarına. Ortak anılarımız yoktur belki. Kimsenin hiç kimsesiyimdir. Ağaç yaprakları bir dalın üzerinde sıralanmış, kümelenmiş dururlar. Bazen içlerinden yere düşenler olur. Hep birlikte titrerler. Rüzgâr bir ağıt getirir. Soğuk ve yakıcı. Bir başından kuruyanlar, yere düşenler için yas tutar. Sürgünlerde biten cılız ve taze uçlar, güneşle kutsanır. Güzel konuşurlar onlar. Çoğunlukla kalabalıklar. Uzun boşlukların en sonunda yalnız kalmış olanlar, vaktinden önce gidenlerin bıraktığı zamanı tüketir, unutulmamışlardır. Benim başıma değer, alçak dalların sivri iğneleri. Gözüme girenler bile olur. Ağaçların dalları cehennemdir altından geçenler için. Yukarısı kalabalık. Aşağısı tekil bir göçün miladı. Güzel geliyor kulağa uğurlamanın ağıtları ya da karşılamanın şenlikli cıvıltıları. Rengarenktir sohbetin tınısı ve can yakan kısmı burası. Ben insan olmaya mecbur, yolu bir yere varmadan yürüyenim. Yaprakların birliğinden azadeyim.

Saklı cümlelerin altında eşelenmeyi küçümserim. Onlardan da hürüm. Sanıyorum ki öyleyim. Tuttuğum altınlar elimde erir. Attığım çöp başkasında yücelir. Öyle bir şeyler. Kafam takılır gider olmadık değersizliklerin ülkesine. Bir aklanma davasına dönüşür sözlerim. Ben sözlerimden defalarca ölürüm pişman olmadan. Dilimin döndüğü, senin zihninde yarımdır. Ben hatamı bilirim, bir şeffaf solucanın izahıdır yerim. Anlamayana kızarım da anlatır da anlaşılmaz bir arapsaçıdır içeride dilim. Fakat ile başlayan bir yol olur düşünlerim. Gereksiz teferruatların merak edilmeyen gizemlerine paha biçemezler ya ben en çok buna güler ve bundan ötürü ölürüm. Saklamayı mahremiyet ile mayalayanlar var ya onları öldürmek isterim. Bir basit harfin bile manasından çıktığını görürüm. Eğreti gülüşlere elimi uzatsam, bilirim kolumdan olurum. Samimiyeti yutan canavarların kanlı savaşında bırakırım aidiyetimi. Pılımı pırtımı toplar bir fındık kabuğuna sığarım.

Bana sıcak bir şeylerin illüzyonu okunur. Şekli şartlara uygun ilişkilerden azadeyim. Öyle sanıyorum. Hüzünlere kıymet verir toprak. Gel gör ki, üzerinde bitenlerden hayır yok. Hafif bir esinti gibidir aklıma gelenler. Altını üstüne getiririm. Bir ata dönüşürüm bazen ne kadar mümkün ve ne kadar mühim. Ve olmadık havalarda çıkarım yola herkese abestir. Ve ne kadar makbul? Ben gemilerini yakarım da okyanusun ortasında yanarım. Yüzmeyi bildiğimden değil. Aksine çok da korkarım. Korku, oldukça ve kendinden mühim. Teselli veremediklerim için ölüyüm. Çalınmış zevklerin budalasıdır gördüklerim ve ben bunu nasıl derim? Ağzını yayarak gülen bir şeytan gibidir gizli kibrinde can çekişen birtakım, eş-dost dediklerim. Onlardan da azadeyim.

Aynı kadınların ellerindeyim. Yüzlerinde, en çok da gözlerindeyim. Ve ben hep onlara aşık olurum. Hepsinin içinden geçendir birim. Tek biridir, biriciktir. Onlardan süzülen bir rayihadır o. Ve ben, hep o kadınlara aşık olurum. Onun duvarlarında mühürlüdür o kadınların gözleri ve ben hep o gözlere aşık olurum. Ak Kızlar, geçip gider boyun büker. Onlardan da hürüm.

Aynı yerden sökerler beni. Acısı katlanır, delikler büyür iğnenin geçtiği derimde, halkaları iç içe. Merhemden geçerim. Aynı yerden yama vururum söküklerime, ne kadar acır. Bir iptir, bir yere bağlanmayan. Ucunda bir şişe, içinde furfural, başında bir peridir düşünlerim. Bir dileğimdir, su gibi aziz. Yeşeren yapraklardan küskün; dökülenlerden hazinim. Yolu bir yere varmayanım, su gibi aziz.

Neslihan Sezgin

Öne Çıkan Yorumlar

  1. Güzel bir su şiiri. Anlaşılır diyemem ancak su da anlaşılmıyor. Oturmuş bir tarzınız var. Elinize sağlık.

    Edit: Furfurala baktıktan sonra anlaşılmaz kısmını da çıkarıyorum yorumumdan.

  2. Aslında yazan ben olduğumdan anlaşılmaması konusuna çok takılmamıştım ama haklısınız. Çok örtülü bir duygu aktarımı dışardan bakınca. Hatta belki okuyan için yorucu bile olabilir. Kıymetli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Selamlar

  3. Avatar for hegos hegos says:

    “Saklı cümlelerin altında eşelenmeyi küçümserim. Onlardan da hürüm. Sanıyorum ki öyleyim. Tuttuğum altınlar elimde erir. Attığım çöp başkasında yücelir. Öyle bir şeyler. Kafam takılır gider olmadık değersizliklerin ülkesine. Bir aklanma davasına dönüşür sözlerim. Ben sözlerimden defalarca ölürüm pişman olmadan.”

    Bu mini öykü aldı götürdü beni. Kalemle değil sanki bir tüyle suya yazar gibi yazmışsınız. Daha uzun ve olay içeren öykülerinizi okumak harika olurdu. Umarım yazmaya devam edersiniz. :fairy:‍♂:cherry_blossom: :fairy:‍♂

  4. Bu kıymetli yorumunuzla beni nasıl mutlu ettiğinizi bilemezsiniz. Sağolun varolun. Tam kendimi yeteri kadar iyi bulmamaya başladığım bir anda yazmak için bir destek oldu. Teşekkür ederim. Umarım başka öykülerde görüşmek üzere

Söyleyeceklerin mi var? Kayıp Rıhtım Forum'da yorum yap.

Yorum Yapanlar