Öykü

Beni Unutma

Elinde tuttuğu mikroçip ile birlikte sokakta hızlı hızlı yürüyordu. O kadar sıkı tutuyordu ki önemli olduğunu düşünmese parçalardı. Nefret ediyordu bundan. Unutmaktan. Belki buna çok değer veriyordu ama şimdi ne olduğunu bile hatırlamıyordu. Her ay bu oluyordu. Artık eski bir çipin alabileceğinden fazla yaşamıştı ve sırası gelen anıların silinmesi gerekiyordu. Daha iyi bir çip alması için paraya ihtiyacı vardı ama uzun zamandır iş yerinden aldığı maaşlar sadece azalıyordu.

Sokağın sağına döndü. Kocaman neon ışıklı Mikroçip Merkezi yazılı tabelanın olduğu binaya gitti. Resepsiyondaki robota yöneldi.

-Merhaba Bay Agnes.

Şaşırmıştı kendisini nereden tanıyordu. Buraya daha önce geliyor muydu ki? Bozuntuya vermeden ;

-Merhaba, bu çipin ne olduğunu öğrenmeye gelmiştim.

-Hemen lütfen şu bölmeye koyun.

-Aslında bakarsanız robotlara güvenmiyorum. Bir insandan öğrensem daha iyi olur.

-Bir şeyi değiştirmez. İnsanlarda robot sayılır.

Agnes Suratını asarak;

-Daha az robot olan birini tercih ederim.

Resepsiyoncu bir robot ne kadar asık suratlı olabilirse o kadar asık suratla tuşa basıp “Doktor Creagon hastanız var.”

Agnes’in arka tarafında kapı açıldı. Resepsiyoncu oraya gitmesini işaret etti.

-İyi günler.

-Hoş geldiniz.

-Bu çipin ne olduğunu öğrenmeye geldim.

Doktor Agnes’in elinden çipi hızlıca alıp inceledi.

-Çok eski bir sürüm. İlk ürünlerden biri. Artık bunu koyabileceğiniz bedenler yapılmıyor.

-Sahibinin beden istediğini sanmıyorum. Baksanıza bana bırakacak kadar sorumsuzmuş.

-Çok mu sorumsuzsunuz?

-Efendim?

-Kendi çipinizi yeni bir sürümle değiştirmek ister misiniz? Size özel indirimler yapabiliriz.

-Eee hayır, teşekkürler.

-Konuşma biçiminizden yeni bir çipe ihtiyacınız olduğu anlaşılıyor.

-Sesim o kadar mı kötü çıkıyor?

-Evet, Bay Agnes. Gerçekten kötü çıkıyor.

-Hayır istemiyorum. Sadece çipe bakın.

Doktor arka tarafa gidip yüzü olmayan bir robot çıkardı.

-Biliyorsunuz yeni bir çip ile hayatınız iyileşebilir.

Agnes bu sefer sinirle;

-Yeter artık zorlamayın. Hayatımın daha iyi olmasını istesem alırdım.

Doktor az önce azarlanmamış gibi robotun ayarlarını yapmaya devam etti. Daha sonrada çipi taktı. Robotun yüzü eğilip bükülmeye başladı. Agnes dehşete kapılmışken, doktor esneyerek;

-Eski sürümlerin yüklenmesi biraz zaman alıyor da.

-Anladım.

-Kaç yaşındasınız Bay Agnes?

-Yeni çip istemiyorum.

-Çip için sormadım. Bazı parçalarınız eski duruyor.

Agnes yeni fark etmişti yaşını hatırlamıyordu.

-Bir asırdan fazla.

-Efendim?

-Kalça parçanız diyorum. Bir asırdan fazla.

-O kadar yaşadığımı sanmıyorum. Sadece eski bir parça almışımdır.

-Evet, olabilir. Düşündüm de bir asır önce ben daha yoktum. O zamanlar çok farklıdır değil mi? Sırf 30 yıl öncesiyle şimdi arasında ne kadar fark var.

Agnes bir şeyi daha fark etmişti uzun süredir hayatında hiçbir şey farklı olmamıştı. Sınırlı belleğindeki anıların arasında yeni bir şey arıyordu ama hep aynı görüntülerin ötesine geçemiyordu. Her gün kalkıyor, kahvaltısını yapıyor, giyiniyor, işe gidiyor, işten geliyor, işi hakkında düşünüyor, uyuyor, kalkıyor, kahvaltısını yapıyor…

Bir önceki günde aynıydı, bir ay öncesi de, on yıl öncesi de. Ondan öncesini de hatırlamıyordu.

Ani bir sesle kafasını kaldırdı. Doktor yoktu. Robotun da artık bir yüzü vardı. Bir kadın yüzü.

Kadın konuşmaya başladığında Agnes’in döngülü anılarından biri kayboldu ve yeni bir anı gördü.

Agnes bir kızla birlikte yürüyordu. Carla kendi şehrinin sınırlarından hiç çıkmamıştı ve büyük şehir bile ona keşfedilecek kocaman bir dünyaydı. O sırada Agnes “Biliyorum ailenden uzakta zor olur ama baksana evler kocaman. Onlar geldiğinde yatacakları kocaman odaları olur.”

Robot anıyı anlatmaya ara verdi. Agnes çipin sahibini bir zamanlar yakından tanıdığını düşünüyordu. Robot tekrar ağzını açtı ve sıkıcı bir anı daha kaybolup yenisi geldi.

“Bilemiyorum Agnes benim hoşuma gitmedi.” Agnes şaşkın bir sesle “Nasıl hoşuna gitmez? Sonsuza kadar birlikte olabiliriz. Hep istediğimiz bir şeydi bu değil mi?”

Agnes bu kim düşünüyordu. Nasıl bir zamanlar böyle olabilmişti?

Carla kararla kafasını sallayıp “Tamam, hadi yapalım.”

Bu anı da bitmişti. Agnes’in bir zamanlar sevgilisi mi vardı? Kendisini asla birisiyle birlikte düşünemiyordu. Robot tekrar ağzını açtı.

Carla yatakta yatıyordu. Kafasının arkasına bir sürü kablo bağlanmıştı. Agnes kendi kafasındaki çipin özelliklerini ona anlatırken o da gülümsemeyle birlikte onu dinliyordu. Daha sonra birden gülümsemesi kesildi. Başı geriye doğru düşerken gözleri yavaşça soldu.

Anı bitti. Doktor tekrar içeri girdi.

-Aaa bensiz mi başla…

Agnes gözyaşları içinde;

-Bu ne kadar eski?

Doktor robotun arkasına bakıp şaşkınlıkla Agnes’e döndü.

-2050 yılından. 200 yıl önce.

Agnes korkudan titrerken robot tekrar ağzını açtı.

Carla yatakta ona sarılmışken bir şeyler fısıldıyordu.

Agnes hızlıca anıyı kapattı ve çipi robottan çıkarıp odadan çıktı. Geldiği yollardan geri dönüp evine girdi.

Sabah olduğunda kalktı. Kendisine kahvaltı hazırlarken son anı aklına geldi.

Carla yatakta ona sarılmıştı.

Agnes giyinirken son anı aklına geldi.

“Aslında sonsuza kadar birlikte olmak kulağa güzel geliyor.”

Agnes işe giderken son anı aklına geldi.

“Böylelikle hep birlikte olacağız…”

Agnes işten geldiğinde son anı aklına geldi.

“…sonsuz kadar anı biriktireceğiz…”

Agnes intihar ederken son anı aklına geldi.

… ve birbirimizi asla unutmayacağız. Değil mi?”

Mustafa Bozkurt

Öne Çıkan Yorumlar

  1. yalnız hissettirdi…

Söyleyeceklerin mi var? Kayıp Rıhtım Forum'da yorum yap.

Yorum Yapanlar