Öykü

Perilik Başvurusu

Çantasını karıştırıyor, gerekli evraklar içinde. Tüm belgeler tamam. Saatine bakıyor, daha var, 15 dakika önce geldi, olması gerektiği gibi. Bu işi küçüklüğünden beri hayal ediyor, çizgi romanlardaki, filmlerdeki, hatta masallardaki kahramanların yeri artık doldurulabilir. Kimsenin ayrıcalığı yok. Özel birileri yok. Gerekli üniversiteyi bitirip sertifika programlarını da tamamlarsan peri olmaman için bir gerekçe yok.

Eğer işe kabul edilirse hiç efor sarf etmeden kanat çırpmayı öğrenebilmesi için 88 saatlik bir eğitimden geçecek. Bu periliğe giden yolun son aşaması. ARTIK HERKES PERİ OLABİLİR. Peri soyundan gelenlerle farkı sıfırlamak üzerine bir eşitlik programı. Kanatları takmak ve güvercinlerle aynı dalla konmak… Kendini bildi bileli bunu hayal ediyor. Herkesin periliğe başvurabilmesinin önü açıldığından beri bunun için çalışıyor. Öncesinde, peri okuluna gidemediği için hayatını kafelerde çalışarak geçirmişti. Saygın bir işe başvurmayı düşünmemiş, uçma hayalini kurarak masaları silmişti. Artık azınlıktan biri olmasına gerek yok. Büyüler yapabilir o da. Kendini önemli biri olarak görebilir, bir el hareketiyle insanların kaderini değiştirebilir, kiminin mutluluğu kiminin mutsuzluğuna yol açabilir.

Perilik okulları fırsat eşitsizliğini önlemek için kapatıldı. Kapatılmaması için yapılan eylemler sonuç vermedi, zaten eylemlere de pek ahım şahım bir katılım olmamıştı. Ayrıcalıklı durumlarını kaybetmek istemeyen büyük peri aileleri dışında kimsenin desteğini alamadı. Elbette perilik mesleği için yalnızca peri soyundan gelen kişilerin girebildiği peri okullarından mezun olma şartı kalkınca; herkesin peri olabildiği bir dünyada tek vasıfları peri olmak olanlar, bu yeni düzenlemeye tek karşı çıkanlar olmuştu. İşleri ters gitmiş, başka hiçbir ayrıcalıklı grubu da yanlarına çekememişlerdi.

“Sıra sizde, buyurun.”

Sekreter konuşurken mor gözleri ışıldıyor, kafasını kaldırıp son cümleyi bitirirken sönen parıltının son kıvılcımını yakalıyor. Bu bir işaret. Evet, kabul edileceğim. Bunu yapabilirim. Ben de fark yaratabilirim. Ben de onlardan biri olabilirim.

Deniz Erkaradağ

Deniz, İstanbul sokaklarında yürüyor, yazıyor, çiziyor ve düşünüyor. Hayal kurmayı ve dans etmeyi seviyor, daha çok okuyabilmek için kendine iyi bakıyor.

Öne Çıkan Yorumlar

  1. Avatar for mumincan mumincan says:

    İlginç bir fikirden yola çıkmış, bizim dünyamıza ait son derece maddi bir sorunu kendi tasarladığınız evrende uygulamaya dökmüşsünüz. İstemsizce kendimi psikoloji açık öğretim fakülteleri açılsın mı açılmasın mı tartışmasını hatırlarken buldum. :slight_smile: Ancak çok kısa tutmuşsunuz, belli ki bilerek, bizlere hayal etme olanağı tanımak maksadıyla. Yine de perilik yaygınlaştıktan yıllar sonra dünya ne hale gelmiş görmek isterdim. Kaleminize sağlık.

  2. Merhaba;

    Çok güzel bir fikirden yola çıkmışsınız. Sanki bir öykünün taslağı gibi hissettim okurken. Tam o dünyaya girerken birden işi noktalamışsınız. Bence bu güzel düşüncenin keyfini çıkarın. Bırakın biraz genişlesin açılsın. Tabii bir okur olarak benim önerim bu. Yine de karar sizin derim.
    İlk paragraftaki son cümlede “bir gerekçe yok” yerine “olmaman için bir neden yok” daha doğru gibi geldi bana.

Söyleyeceklerin mi var? Kayıp Rıhtım Forum'da yorum yap.

2 cevap daha var.

Yorum Yapanlar