Kurtarıcı!
Dünyanın eli yıl sonra yok olacağını bilen kadın, durakta sigarasını tüttürüyordu. Canı baya sıkkındı. Etrafında karıncalar gibi gelip gecen insanların…
#169: TELEKİNEZİ
Dünyanın eli yıl sonra yok olacağını bilen kadın, durakta sigarasını tüttürüyordu. Canı baya sıkkındı. Etrafında karıncalar gibi gelip gecen insanların…
Büyük salgından sonra, nekahet dönemi, bir Pazar ikindisi… Nüfus azaldı, üretim yavaşladı, mesailer gevşedi ama salgın öncesi dünyadan kalma Pazar…
Yıl 2138 4. Dünya Savaşı’nın üzerinden 42 sene geçti. Dünyanın büyük bir kısmı yaşanamaz halde, geri kalanı ise savaş galiplerinin…
“Ve umutsuzluk budur. Umutsuzluğun özü yaşamın hiçbir şey olmamasıdır.” Søren Kierkegaard, Ölümcül Hastalık Umutsuzluk Güneş koyu tonunda. Yakında yok olacak…
Saat üç oluyor, beş oluyor. Akrep ve yelkovan birbiri ardınca koşuyor. Takvim yaprakları kendini sahici yaprak sanıyor. Her gün biri…
Soğuk bir kış gece yarısında ağaçların yaprakları birer birer dökülüyor, bir kedi soğuktan üşümüş yavrusunu ısıtmaya çalışıyor fakat bu sebepten…
“Evrende, insanın her arzusunun karşılığı vardır.” Şehrin henüz pek dönüşmemiş eski apartmanlarla dolu bir semtinde, ara sokaklardan birinde bulunan, alüminyum…
Hayır, arafta değilim ben, arafın ta kendisiyim. Kimisi robot diyor kimi siborg diyor fakat yanılıyorlar. Arafım ben. Hizmet etmek için…
Boşluğun verdiği hissizlik ve monotonluk. Herkes koca bir topluluğun içinde yapayalnız. Ne zaman bir hisse kavuşacaklardı? Ne zaman bu hissizlikten…
Gözlerini açabilmek için epeyce uğraşmak zorunda kaldı. Göz kapakları kendine itaat etmiyor gibiydi. Gözünü açabildiğinde yüzünü kaplayan toz gözünü yaktı…
Ateşe biraz daha odun at küçüğüm, sonra gel yanıma otur. Sana atalarımızdan kalan en eski hikâyeyi anlatacağım bu gece. İnsanların…
Büyülü bir kâğıda basılmış, her biri büyük akımları temsil eden seçkin ve eşsiz tam “iki-yüz-elli-kelime”, tıpalı bir şampanya şişesi içinde…
Durgun ve ıssız denizin ortasında küreksiz usulca hareket eden bir kayık vardı. Kayığın içinden berrak bir kadın sesinin belli belirsiz…
Mezarlığın duvarından atlayıp babamın mezarını bulmak için ay ışığında ilerlerken ayağım bir çocuk mezarına takılınca yüz üstü kapaklandım. Mezarlıktan çocukluktan…