Kanlı Ayın Gölgeleri
Kızıl renkli aya bakıyorum. Bulutların arasından tekinsiz bir şekilde göz kırpıyor. Henüz uzaklardaki dağların arasında… Yeni doğmuş. Kendi uğursuzluğunun farkında…
#170: HARİTA
Kızıl renkli aya bakıyorum. Bulutların arasından tekinsiz bir şekilde göz kırpıyor. Henüz uzaklardaki dağların arasında… Yeni doğmuş. Kendi uğursuzluğunun farkında…
Gölgeler, karanlıktan daha çok korkuttu onları. Sonra karanlığa gömüldüler. Bir temmuz vakti, güneşin kuytuları aydınlattığı en parlak günlerin ortasında, karanlık…
“Beni dinle Frankenstein. Beni cinayetle suçluyorsun. Buna rağmen kendin, vicdanın hiç sızlamadan kendi yarattığını öldürmeye hazırsın. Ah, insanın adaletine diyecek…
Cıvıl cıvıl çocuk seslerinin eve neşe kattığı bir gerçek. Tabii, evde yalnız yaşamıyorsanız. Üstelik bu çocuk sürekli ağlıyorsa, neşenin yerini…
Git, kapıyı aç. Sadece karanlık varsa bile tıkırdayan, sade boş bir yel varsa bile, sadece hiçbir şey varsa bile git,…
“Gittiler efendim! Artık Sirlin Sistemi’nde değiller!” Alarm seslerinin arasından Muhabere Subayı kendini zar zor duyurabildi. “Biliyorum!” derken Kaptan’ın yumruğu ana…
Baba olan şeyin akıl hastanesinin karantina odasında kafasını duvarlara vura vura öldüğü günü hatırlamıyorum, başkalarından duydum. Aslında baba olan şeyi…
“Adının anlamını aramakla geçerdi, bir insanın ömrü; eski tanrılara inananlara göre. Bir insanın taşıdığı isim sonunu vaat ederken başlangıcını getirirdi….
Sureh uzun boylu, saçları omuz hizasında kesilmiş biraz erkeksi bir kızdı. Esmer yüzünün üzerinde çizilmiş gibi duran kalın dudakları, çekik…
Çok uzun zamandan beri bununla birlikte yaşıyordu ama artık katlanamadığını hissediyordu. Vücudunun her yerindeydiler her yerinde. Yıkamanın, kazımanın hatta kesmenin…
Düşler ve düşüncelerin derinliklerinde yüzen sakin bir ada gibi görünen aklınızın derin dehlizlerinden sesler getirmişçesine durmuşsam ve şimdi burada bir…
Uzun kızıl saçları beline kadar uzanan, bembeyaz teninde birer yıldızdan farksız duran çilleriyle aynanın karşısındaydı. Öyle sakin öyle dingin duruyordu…
Bulanmış karaltı ve ağır koku, cılız adamı çepeçevre sardığında çaresiz genç adam yoğun mu yoğun bir sıkışıklık hissetti. Biri sanki…
Kapının altından üst üste konulmuş elbezleri çıktı. Biraz sağa kaydı, sonrasında azıcık sola. Sonra birkaç tıkırtı geldi. Derince ama sessiz…