Agamendo’nun Esiri
Agamendo, Asilyon’u yavaş yavaş kendine doğru çekiyordu. Devasa bir kayanın içerisinde sıkışıp kalmış ve mavi yıldızlardan daha parlak bir ışıkla…
#169: TELEKİNEZİ
Agamendo, Asilyon’u yavaş yavaş kendine doğru çekiyordu. Devasa bir kayanın içerisinde sıkışıp kalmış ve mavi yıldızlardan daha parlak bir ışıkla…
Salonun sol köşesinde bir somyanın üzerindeki kirli, mavi nevresimin üzerinde turuncu battaniye duvar kenarına toplaşmış. Yatağın üzerinde iki yastıktan kahverengi…
Aklımda bir garip bahar özlemi, Fikrimde mutsuz sonların vazgeçilmez etkisi. Bir kırmızı, bir karanlık içindeyiz. Cem Kısmet; Kırmızı Akşam çökünce…
Her zaman olduğu gibi her şey. Kuşlar ötüyor, gün doğuyor, gökyüzü kendini hazırlıyor, insanlar yavaş yavaş ayrılıyor yatağından, kimi ayna…
Edebiyat hastalığına yakalanmış olanlara ne denirdi? Şaşaalı bir isimleri var mıydı? Literopat, Edebitakık? Saçma… Sanırım adları yoktu. Belki böyle bir…
“Mızrakla öldürülmüş” diye fısıldadı. Ağzından saçılan tükürükler kulağımı, sağ yanağımı ıslattı. Belli etmeden silmeye çalıştım. “Saçmalama dedim ne mızrağı? Bu…
Gençliğimde iyi ki Trabzon’a gitmişim. Fıstık yeşil yaylalarda gördüğüm her şeyin fotoğrafını çekene kadar akşam olmuştu. Oteller, kilo kilo metrelerce…
“Ah be çocuk! Nasıl olur da orman ve maden hikâyesini bilmezsin? Bu hikâyeyi herkes bilir” dedi yaşlı adam. “Anlatsana dede,…
— Ortalık iyice karışacak. Emniyet amiri Kürşat unuttuğu bir zamandan beri ilk kez korkuyordu. İstemsizce mırıldandığı sözcüklerin ardından kendini gençliğine…
O gün bebeklerimize gelinlik dikiyorduk, annelerimizin diktiği perdelerden artan tüllerle. Üzerine de pembe çiçekler konduruyorduk. Bahçenin kuytu bir köşesinde, lacivert…
Hava buz gibi bir soğuklukla iki kardeşi birer dal gibi sallıyordu. Kardeş demekle hata mı ediyorum bilmiyorum. Yok ama bu…
Mızrakların toplandığı inceleme salonunda tam bir saattir tartışıyorduk. “Bak burada, tam orta bölümde yanık izleri var, buradaysa mızrağın ucuna daha…
Şafak sökerken, pamuk şekerine dönmüş sis bulutları sivri kayalıklarla çevrili sıra dağların tepesinden vadinin üzerine doğru ağır ağır yayılıyordu. Rüzgâr…
Gidiyorum. Sağımdaki koltukta annem, hemen arkamda ebem. Bagaj tarafında da babam, küçük bir rolü olduğu için arkalarda duruyor tabii. Cildim…