
İnsan, yolunu kaybettiği an haritalar çizmeye başladı.
Önce toprağa çizilen kaba çizgilerle, sonra parşömenlere işlenen ince rotalarla, ardından yıldızlara bakarak. Çünkü bilinmeyene doğru atılan her adım ardında bir iz bırakmak, her keşif dünyayı biraz daha anlamlandırmak istedi. Ama haritalar hiçbir zaman yalnızca yolları göstermedi. Kimi zaman saklı hazinelerin peşine düşürdü, kimi zaman felaketlere açılan kapıları işaret etti, kimi zaman da var olmayan diyarların en ikna edici kanıtı oldu.
Bu ay, yönümüzü pusulanın gösterdiği yerlere değil, hayal gücünün çağırdığı ufuklara çeviriyoruz. Kayıp kıtaların kıyılarında dolaşacak, unutulmuş şehirlerin sokaklarına sapacak, deniz canavarlarıyla işaretlenmiş sularda yol alacak, yıldızların arasında çizilmiş galaktik rotaları takip edeceğiz. Bir define haritasının peşinde adım adım sona yaklaşacağız ya da belki de insan ruhunun en karanlık kıvrımlarında gizlenmiş içsel bir coğrafyayı keşfedeceğiz.
Bazı haritalar varılacak yeri değil, dönüşü olmayan yolları gösterir. Bazıları gerçek dünyayı değil, henüz var olmayan ihtimalleri. Ve bazıları… ancak kaybolmayı göze alanlara açılır.
Bundan sonrası, keşfetmeye cesaret edenlerin hikâyesi.
– A-17 Paradoksu adlı öyküsü ile Onur Kayra
– A.A.A.* adlı öyküsü ile Ömür Durmuş
– Anının Peşinde adlı öyküsü ile Onurcan Kurt
– Ay Işığı Altında Dans Eden Kadın adlı öyküsü ile Deniz Kocatürk
– Bir Garip Yol Haritası adlı öyküsü ile Sena İlter
– Cebimdeki Boşluklar adlı öyküsü ile İrem Gürbüz
– Eşik adlı öyküsü ile Can Çelikel
– Hırs adlı öyküsü ile Adil Ruva
– İstanbulum Çekirdeği adlı öyküsü ile Ümit Kanaat
– Kapalı Alan Ölçümü adlı öyküsü ile Aynur Türk
– Karanlıkla Gelen Aydınlanma adlı öyküsü ile Ünal Parlaker
– Kelebeğin Çırpınışları adlı öyküsü ile Alev Toparlı
– Kimera’nın Yasaklı Mabedi adlı öyküsü ile Gökçe İpek
– Merakperest Necati Molla adlı öyküsü ile Cevdet Denizaltı
– Nevada’nın Peri Bacaları adlı öyküsü ile Defne Durukan
– Orası Burası mı adlı öyküsü ile Okan Ildız
– Sebil adlı öyküsü ile Abdullah Dedeoğlu
– Umut Haritası adlı öyküsü ile Nurdan Atay
– Vaka #882 adlı öyküsü ile Benan Pastaci
– Yalanın Koordinatları adlı öyküsü ile Mihrimah Aksakal
– Yerdüşüm* adlı öyküsü ile Bleda Gençay Sönmez
– Yıldız Haritası adlı öyküsü ile Hasan Rıza Yetiş
– Yıldızsız Gece adlı öyküsü ile Osman Uyur
Kayıp Rıhtım Öykü Seçkisi’nin gelecek sayısında temamız “TOHUM” olacak. Sessiz toprağın altında filizlenmeyi bekleyen umutların, karanlığın bağrında yeşeren felaketlerin, kadim ormanların kalbinde saklanan esrarengiz çekirdeklerin ve bir dünyayı değiştirecek küçücük başlangıçların izini sürüyoruz. Hayatı başlatan, dönüştüren ya da sona erdiren o ilk kıvılcımı taşıyan öyküler bekliyoruz.
“Tohum” temalı öykülerinizi 15 Haziran 2026 tarihine kadar oykuseckisi@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.
Eserlerinizi göndermeden önce her zaman olduğu gibi Öykü Gönderim Koşulları’na göz atmayı lütfen unutmayın.
Keyifli okumalar dileriz,
Hakan Tunç
Yeni sayı çıktı arkadaşlar…